Konuşmak için konuşmak ... yürümek için yürümek? ..

Konuşmak için konuşmak ... yürümek için yürümek? ..

Dolar/TL'nin 3.86-3.89 arasındaki mesaisi devam ederken, paritenin Euro lehine hareketi 4.00 seviyelerini test etmemizi önlüyor diyebilirim. Ancak her zaman yaptığım gibi döviz sepetine bir göz attım. Yani (1 Dolar + 1 Euro) / 2 formülüne.

Bu paraların TL karşısındaki değerlerini toplayıp ikiye böldüğünüzde rekor seviyelerde yola devam ettiğini görüyoruz. Özetle parite ne olursa olsun, Türkiye'de döviz talebi var. Giderek de ısınıyor.

Gösterge Tahvilin faizi de %14'e yaklaşmış durumda. Geçen yıl bu zamanlarda % 10 seviyesindeydi. Eğer beş yıl geriye doğru bakarsak, iki katından fazla yükselmiş. Bu durumu sadece enflasyonla izah etmek mümkün değil. Sebep sonuç ilişkilerinin karıştırıldığı ortamda bir açıklama yapmak gerekiyor.

Herşeyden önce "bak faiz yüksek ama enflasyon düşmüyor" cümlesi doğruyu yansıtmıyor. Çünkü gereken yerde faizi yükseltmeyince, kontrol elden kaçıyor. Kurlar yükseliyor, sonra enflasyon yükseliyor, maliyetler yükseliyor, nihayetinde enflasyon daha da yükseliyor. Bunun sonucunda faiz kendiliğinden yükseliyor. Ayrıca vergiler artırıldıkça ve iç borçla tasarruflar kamu tarafından toparlandıkça, faiz büsbütün yükseliyor. Tarım politikalarının yanlışlığı, yüksek ithalat vergileri vs sebebiyle enflasyon katılığını korudukça, dışardan bakanlar şunu diyor:

"Bu ülkede enflasyon yüksek, kamu açığı var, cari açık da yükseliyor, dövizi bozsak kurların hızlanmasıyla para kaybederiz: Tatmin edici bir faiz olmadan yatırım yapmak zor.."

İşte bu kadar. Bazen sorunların nereden kaynaklandığını anlamak için içerden dışarıya değil, dışardan içeriye bakmak gerekir.

Bu arada: Elbette faiz maliyetlerin önemli bir unsurudur. Mutlaka fiyatlara tesir eder. Bunu biliyoruz. Ancak Türkiye'de enflasyonun yüksek olmasının sebebi faiz olmadığı gibi, faizler kendiliğinden yükseldiği için enflasyonun dizginlenmesine fayda olamıyor. 

"Peki Merkez Bankası faizleri artırırsa, döviz kurları ve enflasyon dizginlenir mi ?" . Doğrudan söyleyeyim. Artık emin değilim. Daha önce de bu şekilde bir darboğaza girmiştik. O zaman hem döviz kurları hem de faizler beraber yükselmişti. Şimdi de aynısı olabilir. 

Bence bundan sonra, ekonomi yönetiminden dikkatli açıklamalar geldikçe, dış siyasette de daha sakin bir görüntü çizdikçe, işler düzelecek. Tasarruf açığı olan bir ülkeye fon girişleri olması için, güzel bir hikaye ve "istikbal" ile ilgili doğru mesajlar veren bir siyasete ihtiyaç var. Artık "istikrar" diyerek yatırımcı çekmek mümkün değil. 

 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

 

Eklenme Tarihi : 14.11.2017 09:21:14

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.