Malı satarken değil, satın alırken kazanırız...

Malı satarken değil, satın alırken kazanırız...

İşlem haftasının ortasına geldiğimizde, yılbaşı rehavetinin iyice belirginleştiğini söylemek mümkün. 

 
ABD'de vergi tasarısı onaylanırken, Fed'in bundan sonraki faiz adımlarının ne olabileceği hakkında hararetli tartışmalar yapılıyor. Bu gelişmeler devam ederken Euro/Dolar paritesinin hala yüksek seviyelerde yola devam ettiği gözlerden kaçmıyor. 
 
Bundan bir yıl önce Euro/Dolar paritesinin 1.00 seviyesinin altına düşeceğine dair yorumla yazanlar vardı. Euro geliri olup Dolar borçlu olanların bana sürekli olarak "acaba swap yapsak mı ?" diye sorduklarını dün gibi hatırlıyorum. Bu kişileri "sakın yapmayın" şeklinde uyarmama rağmen, eminim ki birçoğu dinlemedi. 
 
Sadece iş adamları değil bürokrasi ve siyasette de aynı durumlar yaşanabiliyor. Mesela ithalatta uygulanan ek vergiler sebebiyle enflasyonun yükseldiğini defalarca söylesek de, "biz yerli sanayiyi koruyoruz" diyerek görmezden geliniyor. Tarımda da benzer şekilde verilen desteklerin enflasyonist etkileri var.
 
Özetle, iş dünyasından bürokrasi ve siyasete kadar ekonomik etki analizleri ve amaç-sonuş tahlilleri yapılmadan kararlar alınıyor. Çünkü herkes geçmişte yaşadığı tecrübeler ve etrafındakilerin söyledikleriyle yetiniyor. 
 
Hal böyleyken, sürekli yeni tecrübeler yaşadığımız evrende, eski tecrübeler ve retorik çerçevesinde alınan kararlarla politika üretiliyor. Bu durumda döviz kurlarının yükselmeye devam etmesi şaşırtıcı olmaz. Aksine düşüşü şaşırtıcı olur. Bu durumda "malı satarken değil, satın alırken kazanırız" diye düşünen geleceğini garanti altına alır.
 
Prof. Dr. Emre Alkin
 
 

Eklenme Tarihi : 20.12.2017 08:01:08

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.