Afrin, Fed ve Risk İştahı...

Afrin, Fed ve Risk İştahı...

 

Haftaya belki oldukça sıkıntı başladık ama sakince bitiriyoruz desek yanlış olmaz. Piyasalardaki satış baskısının hafiflediği ortada. Yine de temkinli olmakta fayda var.

ABD heyetinin Türkiye'ye gelişi ile ilgi ayrıntılara girmek istemiyorum. Çünkü şu ana kadar yürütülen diplomasi çizgisinden dışarı çıkılmasını pek mümkün görmüyorum. Türkiye şartlarını ortaya koydu. ABD ise hala "PYD ile PKK'yı farklı değerlendirecek bir konuma gelebiliriz" diyor.

ABD mekik diplomasisi yürüttüğünü göstermek için, Ankara'ya önemli isimler gönderiyor. Ancak ortada uzlaşılacak bir platform yok. Diplomaside çözümler tükenmez ancak Türkiye'nin kırmızı çizgileri en başından beri belliydi. Dolayısıyla bu mesele sonuçlanana kadar daha fazla yorum yapmaya gerek yok diye düşünüyorum. 

Piyasalara dönelim: Fed'in 3 değil 4 faiz artırımı yapabileceği konusunda fikir belirtenlerin sayısı giderek artıyor. Yani faizlerin yükselmeye devam edecek. Bu durumda tahvil faizlerinin, bu beklentiyle yükseleceğini söylemek falcılık olmaz. 

"Yatırımcılar umudunu koruyor..."

Bu bilgiler ışığında, Şubat ayında seri ihaleler yapacak olan Hazinenin, bu işi oldukça hassas ve dikkatli şekilde ele alması gerekiyor. Atılacak bir yanlış adımla % 15 seviyelerini görebiliriz. Geçen yıl kasım ayında % 14'ün üzeri test edilmişti. Hatırlatalım. 

Türkiye'deki faizlerin gelişmekte olan ülkeler ortalamasının 2 katından fazla olduğunu söylemem gerek. Enflasyon ise aynı şekilde 2 katından fazla. İşsizlik rakamları da keza, çift haneden aşağıya düşemiyor. Bu halde bile döviz kurlarının ve faizlerin aşırı yükselmemesini tek bir sebebe bağlayabiliriz: Yatırımcıların risk iştahı.

Eğer küresel anlamda risk iştahı azalmış olsaydı, Türkiye dahil birçok ülkede dengeler bozulurdu. Ancak bu yılın başından beri söylüyorum, hem küresel büyüme hem de küresel ticaret bu yıl iyi gidiyor. Bu seyrin bozulmasına sebep olacak gelişmeler ise ekonomik olmayacak. Sıcak çatışma ve korumacılığın yükselmesini kast ediyorum.

Sonuç olarak, her ne kadar diken üstünde olsak da, şu için piyasalarda radikal şekilde bir bozulmanın yaşanmayacağı gözüküyor. Bu sebeple "temkinli iyimserliğe" devam. 

 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

 

Eklenme Tarihi : 16.2.2018 07:54:00

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.