İsteyene 5G var, yeter ki sahiden istesin...

İsteyene 5G var, yeter ki sahiden istesin...

Gözüm bir yandan küresel piyasalarda olan bitenlerde, aklım ve dikkatim de Barselona'da gerçekleşmekte olan Dünya Mobil Teknolojiler konferansında. 
 
Kongrenin ikinci gününde adeta bir "5G ve Bulut Teknolojileri" bombardımanı yaşadık diyebilirim. İyi bir ekonomist olmam ve her türlü teknolojiyi kullanma merakım sayesinde, konuşmacıların anlatmaya çalıştıklarını kavrayıp bir kaç başlığa sığdırabildim:
 
Herşeyden önce bugün yazılımlar ve arayüzlerle idare edilen networkler yani "ağlar" gelecekte otonom şekilde yönetilecek. Bunun tam olarak ne olduğunu anlamak için, pazar günkü toplantılarda konuşulan insan kaynakları yönetimi esaslarına bir geri dönüp bakalım. 
 
Artık merkezden hiyerarşik şekilde yönetilen şirketler olmayacak. Buradan hareketle kullandığımız ağların da aynı bu şekilde merkezi bir hiyerarşi gerekmeden, kendi kendini idare eden mekanizmalar, platformlar olacağını söyleyebiliriz. Yani "kullanamıyorsan bu senin kabiliyetsizliğin" diyen sistemlerden rahatlıkla kullanılacak ağlara geçiş yapacağız. Yakın gelecekte 100 Milyara yakın nesnenin birbirleriyle konuşacağı ve haberleşeceği anlatıldığına göre, bu da akla gayet mantıklı geliyor. "Nesnelerin İnterneti" yani IoT bizi buralara taşıyacak.
 
Huawei'nin göz kamaştırıcı devasa standını adım adım gezerken, basit bir cep telefonu sisteminden SMS gönderilen ağlara, resim ve içerik gönderen MMS'ten insanlardan daha çok "nesnelerin" haberleşmesi için ortaya çıkan 5G'nin hikayesini eksperlerden dinledik. Huawei KOL yani "Kanaat Liderleri" programının liderliğini yapan Walter Jennings'in rehberliği eşine az rastlacak türdendi. Birçok ülkeden gelen ve farklı kültürlere sahip olan Kanaat Liderlerine, objektif muhakeme yapmalarını sağlayacak bilgiler sundu.
 
Anlaşılıyor ki, insanlığın bundan sonraki yolculuğu, Yapay Zeka-Büyük Veri-Bulut Teknolojleri olacak. İngilizce yazarsak ABC oluyor. Yani "AI", "Big Data" ve "Cloud". 
 
Ben bu durumu mutlu bir haber olarak algıladım. Bir zamanlar hepimizin ciddi sıkıntı duyduğu "içerik üretme" meselesi otonom ağlar sayesinde "ABC" kullanılarak kendiliğinden hallolacak. İsterseniz ticari, isterseniz sosyal veya akademik içerikleri sizden hizmet yada yardım bekleyenlere kesintisiz ve taze şekilde sunabileceksiniz. Şirketler kadar Belediyeler ve Akademik Kurumlar da bundan faydalanacak. Dahası var: 
 
Bugünkü gibi network odaklı (network-centitic)-parçalı (framented)- tepkisel  (reactive) ve kabiliyet (skill-dependent) isteyen iş platformları yakın gelecekte, kullanıcı odaklı (user-centric) - yekpare (closed-loop)- proaktif (predicted) - kendini idare eden (AI/automation) hale dönüşecek. Elbette bunu başarmak için kendi içinde bile farklı altyapılar ve donanım kullanan sistemleri konuşturacak çözümler gerekiyor. Çözüm bulmak donanım üretmekten daha önemli. Çünkü donanımlar, üretilmiş çözüme göre tasarlanıyor.
 
Kiminle konuşsak, Fiber Optik, Wi-Fi veya bakır tel, hangi altyapıya sahip olursa olsun, herkes için saat gibi çalışan ağlar kurabilmenin en mühim mesele olduğunun altı çizildi. "Bunu da başarıyoruz zaten" denilerek çeşitli ülkelerdeki tecrübeler anlatıldı.  
 
Konuşmacıların tamamı, 5G ile beraber ulaşılacak güzelliklerin sınırı olmadığını ancak kurulacak alt yapının şu özellikleri taşıması gerektiğinin altını çizdiler:
 
- Akıllı (intelligence)
- Basit (Simplicity)
- Yüksek geniş bant kullanan (ultra-broadband)
- Açık ama Güvenli (Openness and Security)
 
"Hem düşük maliyetli hem de etkili bir ağ kurabilmek mümkün mü ?..."
 
Devletlerden Şirketlere, Üniversitelerden Spor Kulüplerine, İhracatçılardan Sanayi Firmalarına kadar herkesin Big Data'dan faydalanması için bu sistemleri yukarıda tarif ediliği şekilde kurması gerekiyor. Elbette "bunlar çok maliyetli değil mi?" diye soranlar olacak. 
 
Açıkçası böyle bir altyapının maliyetini hesaplamak kolay. Ancak söz konusu altyapıya sahip olamamaktan dolayı kaybedilecekleri hesaplamak çok zor. Özellikle Endüstri 4.0 yarışını daha da sertleştirecek olan 5G Dönemine hazırlıksız yakalanacaklar için iyi haberlerim yok. 
 
Konuşmacıları dinlerken aklıma şu soru da geldi: "Sahip oluğum her nesne için bugün olduğu gibi ayrı bir Cloud parası vereceksem, tüm kazandıklarım buna mı gidecek ?". Daha parmağımı kaldıramadan cevap Huawei yetkililerinden geldi. Sahip olduğumuz her 3 aletten bir tanesi için bulut yani Cloud masrafı ödeyecekmişiz. Hiç de azımsanmayacak bir tasarruf. 
 
Sonuç olarak, en kötü ve "yetersiz" olarak düşünülen haberleşme altyapılarında bile mükemmel çalışan sistemler kurup, 5G sayesinde bunları otonom şekilde çalışır hale getirip networkümüzü yani ağımızı değere çevirmemiz mümkün artık.
 
Sadece masraftan ya da teferruattan korkmadan, paradigmanın değiştiğini kavrayıp adım atmak gerekiyor. 
 
 
Prof. Dr. Emre Alkin
 
 

Eklenme Tarihi : 27.2.2018 07:51:29

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.