Ben olsam nasıl anlatırdım derdimi ?......

Ben olsam nasıl anlatırdım derdimi ?......

 

Haftaya gergin şekilde başlıyoruz. ABD Başkanı TRUMP'ın ticaret savaşlarını alevlendiren hamleleri sebebiyle, piyasaların morali bozuldu diyebiliriz.

Sabaha son 1 yılın en yüksek Dolar/TL seviyesi ile başlıyoruz. Döviz sepetinde ise tüm zamanların en yüksek seviyesini test ediyoruz. Bir tek gösterge tahvilin faizinde daha önce test edilen % 14.34'lük seviye geçilmedi. Ancak sabah itibarıyla % 14.11 seviyesindeyiz. Bunu da hatırlatalım. Bir yıl önce % 11'lerde işlem görüyordu. Bunu da hatırlatalım.

Peki olan biteni "TL'de değer kaybı yok, Dolar değer kazanıyor" diye anlatanlar haklı mı ? "O ne demek şimdi" diye itiraz etmeden önce, az da olsa haklılık payı var mı diye bir sağlama yapalım. 

Türk Lirası son 5 yılda Dolara karşı % 115 değer kaybetti. Gelişmekte olan ülkeler arasında, Türkiye'nin potasında yer alan hiçbir ülkenin parası böyle değer kaybetmedi. Yukarıda belirttiğim gibi, döviz sepeti de sürekli yükseldiğine göre, Euro da değer kazanıyor. O zaman gayet net şekilde "TL değer kaybediyor" denebilir. Bir başka gerçek de şu: Cari açık, enflasyon, faizler, işsizlik ve başka parametrelerde de negatif ayrışmaya devam ediyoruz. 

Şu an iki gurur kaynağımız var: Kamu dengesi ve büyüme. Kamu dengesinde bozulma sinyalleri görülüyor. Hazinenin sürekli net borçlanması ve çok düşük seviyede faiz dışı fazla verilmesi bunun belirtileri. Büyüme için şu an bir sıkıntı yok. Ancak yüksek büyümenin bedeli çok yüksek özel sektör borcu ve enflasyon şeklinde karşımıza çıkıyor.

"Bir de böyle denesek ?....."

"Ekonomide bir sorun yok, aslan gibiyiz, yaşananlar konjonktürel" demek yerine başka bir açıklama tarzı seçmekte fayda var. Ben olsam şöyle derdim:

"Türkiye, Doğu ile Batı arasında dengeli bir politika yürütmeye çalışırken, 15 Temmuz 2016'da alçakça bir saldırıyla karşılaştı. Bir yandan terörle diğer yandan da Cumhuriyete kast edenlerle uğraştı. Müttefiklerinin çoğu Türkiye'ye sırtını döndü. Ülkenin bekası için verilen çabanın yanı sıra, azalan kaynaklar karşısında alternatif metodlar geliştirmek zorunda kaldık. Bunlar bazılarının hoşuna gitmedi. Elbette, bizim de ekonomide hatalı uygulamalarımız oldu. Ancak yalnız bırakıldığımız bir durumda, elimizden geleni yaptık. Her türlü saldırıya rağmen ticaretten bankacılığa saat gibi çalışan bir durumdayız. Sınırımızda biriken terör yuvaları, sadece Türkiye'nin değil Avrupa'nın da aleyhine bir durumdur. Bu terör yuvalarına destek vermek bir insanlık ayıbıdır. Tüm yapılanlara rağmen, yılmadık. Bugün insanımız alış veriş merkezlerine rahatlıkla gidiyor, okullar, hastaneler, havalimanları, turistik tesisler, işyerleri ve ulaşım sorunsuz çalışıyorsa, bunun muazzam bir çabanın sonuc olduğunu unutmayın. Bizi sevmiyor ya da tasvip etmiyor olabilirsiniz. Bu bizim üzüyor ama biz ülkemiz için çalışmaya devam edeceğiz. Tercihlerimiz ve önceliklerimiz ile ilgili hata yaptığımızı düşünüyorsanız, bunu akılcı şekilde ifade edin. Alaycı şekilde değil."

İşte bu kadar. Elbette bunu söylecek ses tonu, seslendirildiği yer ve zaman da etkili olabilmesi için önemli. 

Eklenme Tarihi : 26.3.2018 07:45:40

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.