Ya daha kötüsü olsaydı ?!!....

Ya daha kötüsü olsaydı ?!!....

 

Haftaya ihracat rekorunun gururu ve enflasyon beklentileriyle başlıyoruz.

Enflasyon verilerinden önce açıklanan İTO Perakende Fiyat Endeksi Mart Ayında % 1.29 yükselmiş gözüküyor. Bu durum Mart Ayı TÜFE rakamları için pek olumlu bir beklenti yaratmıyor elbette. Ancak, daha önceki raporlarda da bahsettiğim gibi, yılın ikinci yarısından itibaren baz etkisinin negatife döneceği biliniyor. Yani Nisan-Mayıs-Haziran enflasyonları düşük gelmezse, bu yılı çift hane enflasyonla tamamlama ihtimalimiz ciddi şekilde artacak. Buna göre hesabımızı yapmamız lazım.

Ankara'dan yüksek faizle ilgili açıklamalar tekrar duyulmaya başlandı. Sürekli olarak tekrar ediyorum ama vaz geçmeyeceğim. Yüksek faizin sebebi bankalar değil, kamu harcamalarının yüksekliği ve hazinenin piyasalardan fazladan para çekmesi. Artan enflasyon, ülke riski ve sektörlerin risk seviyesini de ekleyelim. Ayrıca Fed'in faiz artırmasıyla LIBOR faizlerinin yükselmesi de yurt içi tasarruf eksikliği olan Türkiye'nin dış kaynak maliyetini artıran bir başka önemli unsur.

Bana göre Merkez Bankası'nın, faizlerle ilgili yapacağı tek bir hareket kaldı. O da sedeleştirmeye geçmesi. Yani, birden fazla değişik fonlama maliyeti kullanarak "faizleri artırmıyorum" manevralarının sonu geldi. Artık uluslararası kabul görmüş olan politika faizi olan haftalık gecelik faiz oranlarına geri dönmesi gerekiyor. "Faiz koridoru" işi zaten kabak tadı vermişti. 

"Merkez Bankasının görevi ne olmalı ?...."

Bundan sonra Merkez Bankası'nın görevi isteyene yeterli kadar kaynağı mantıklı teminatla vermesi olmalı. Piyasayı sıkıştırarak verdiği mücadelede sonuna kadar sınırlarını zorladı ama döviz kurlarının ve faizlerin yükselmesini önleyemedi. Şimdi sorsak "daha kötüsü olacaktı, dua edin" diyebilirler. 

İthalat vergilerine rağmen cari açığın rekor kırdığını söylediğimizde de aynı cevap veriliyor: "Daha kötü olacaktı, dua edin". Açıkçası doğruluğu kanıtlanamayacak her iş için bu cümleyi kullanmak mümkün. Bazen insanın aklına gelmiyor değil, "daha kötüsü ne olabilirdi" diye. Ne de olsa beterin beteri var.

Alınan her önlemin mutlaka bir sebebi var ancak, elde edilmesi beklenen fayda karşısında feda edilenleri görmek, onlara şükran duymak gerekiyor. 

 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

 

Eklenme Tarihi : 2.4.2018 07:44:36

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.