Kim haklı, kim haksız karıştı...

Kim haklı, kim haksız karıştı...

 

Haftaya neşeli başlamasak da sakin başladık diyebilirim. Özellikle döviz kurlarındaki hareket dikkat çekti. Her ne kadar yüksek büyüme ve rekor kıran ihracat gündemin ön sıralarında yer alsa da, “dış kırılganlık gerçeği”nin üzeri örtülemiyor.

Petrol fiyatlarının gevşek seyretmesi, dış ticaret açığının daha da genişlemesini önlüyor ama, benim merak ettiğim bir başka konu var.  İçerde rekabeti yerli firmalar lehine çevirmek için uyguladığımız metotları, dış rekabette kullanamayacağımıza göre, elimizde bir oyun planı var mı ?

Çünkü dış rekabet, maliyetlerden lojistiğe kadar birçok konunun entegre olarak ele alınmasını gerektiriyor. Ek gümrük vergileri uygulamak ve liman ücretlerine tavan koydurmak ilelebet devam ettirebileceğimiz bir formül olmadığına göre, bundan sonraki oyun planı ne ?

“Bence sen de haklısın...”

“Bu kadar insan işsiz mi kalsın ?” diyen patron da haklı, “üçüncü binyılda hala kalite/fiyat rekabetinde mi yola devam edeceğiz” diyenler de haklı.

Ancak haksız olanlar da var: Mesela, 10-20 yıl sonra var olmayacak iş ağlarında ısrar edenler. Bir de “biz hep var olacağız” diyenler de var elbette. Bir çok firma, bu şekilde var olamayacağını, önünde sonunda şekil ya da segment değiştirmek zorunda kalacağını kabul etmiyor.

O zaman şunu da sormak gerekiyor: “Ne amaçla ve hangi matematiksel veya bilimsel hesaba dayanarak stratejik ya da taktik adımlar atıyoruz ?”.

Eğer sadece tepkisel olarak karar alıyorsak, o zaman hep başkalarının tarif ettiği kadar ilerleriz. Bunu unutmayalım.

Eklenme Tarihi : 3.4.2018 07:52:57

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.