Algıyı düzeltmezsek işimiz zor...

Algıyı düzeltmezsek işimiz zor...

 

"Bono ve tahvillerin faizleri neden yükseliyor?" diye soran varsa cevabım basit: Küresel anlamda faizler yükselecek. Faizler yükselecekse, şu an sabit getirili varlıkları elde tutmanın bir manası yok. 


Gerçekten de, gelişmekte olan ülkelerden ciddi  para çıkışının yaşandığı bir süreçten geçiyoruz. Bu durumu raporun başında belirttiğim gibi en iyi ülkelerin gösterge tahvillerinin faizinden takip edebiliyoruz. Türkiye'de gösterge tahvilin % 18'e yaklaşmış olması sürpriz değil. Elbette yaklaşan seçimlerin de bu gelişme üzerinde etkisi var.

Dün bazı anketlerden bahsetmiştim. Daha önceki seçimlerde gözle görülür isabet sağlamış bir anket firmasının çalışması, Başkanlık Seçimi'nin ikinci tura kalmasını yüksek bir ihtimal olarak gördüğünü bizlere söylüyor. Ankara'da dün bir araya geldiğim bazı sektör temsilcileri Başkanlık Seçiminin ikinci tura kalması ve Parlamento Seçimlerinde aritmetiğin karışması aynı anda olursa, bunu "kabus senaryosu" olarak kabul ediyorlar. Yani 24 Haziran'dan 8 Temmuz'a kadar çok zorlu bir 15 gün geçireceklerini düşünüyorlar. Haksız değiller. 

Ancak karamsarlığı önleyecek gelişmeler de olmuyor değil: Dünya Bankası'nın Türkiye'nin büyüme hızını 2018 için % 3.5'ten % 4.5'e yükselttiğini, 2019-2020 için de % 4 civarındaki beklentisini sabit tuttuğunu açıkladım. Demek Türkiye'nin büyüme ile ilgili bir problemi olmadığını Dünya Bankası kabul ediyor. Peki sorun nerede? 

"Yabancılar tedirgin..."

Sorun bu büyümenin kaynağının yurt dışından sağlanıyor olması. Cari Açık ve Bütçe Açığı vererek büyümenin faturası kur-enflasyon-faiz üçlüsünün yükselişi olur. Beterin beteri var, ekonomik daralma da yüksek büyümelerin ardından gelebiliyor. 

Yabancı yatırımcılar OHAL kalkmadıkça gelmeyeceklerini söylüyorlar. Ben de "Türkiye'de OHAL var ama yaşanan şartlar böyle değil, sizi endişelendiren ne ?" diye soruyorum. Hepsi aynı cevabı veriyor: "OHAL ile beraber hükümet istediği kanunu çıkarıyor, değiştiriyor hatta mevcut kanunlarla çelişen KHK'lar çıkarabiliyor; bir gecede verilen hakların bir başka gece elimizden alınmayacağına dair bir garanti yok."

İstediğimiz kadar "abartmayın" desek de maalesef algı bu. Ve 21. yüzyılda algı gerçek olarak kabul ediliyor. 

 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

 

Eklenme Tarihi : 7.6.2018 07:52:29

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.