Mazereti siyasette arayanlara bir hatırlatma...

Mazereti siyasette arayanlara bir hatırlatma...

 

Dün, Bakanların Yemin Törenlerine izlerken birçok soruya maruz kaldım. Hem telefonla hem de yüz yüze soru soranların endişelerini gidermeye çalıştım.

Yalın Alpay ile beraber yazdığımız "Olaylarla Türkiye Ekonomisi" kitabı, aslında tüm sorulara cevap verir nitelikte bir çalışma. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde çeşitli idare tarzlarının ekonomi üzerindeki etkilerini de incelediğimiz çalışmada, TL'nin değer kaybının neredeyse sürekli yaşanan bir gelişme olduğunu gördük. Yani, kimse döviz kurları yükseldi diye batacağımızı düşünmesin.

Ancak, şirketlerin aldığı yanlış kararlar neticesinde tarihe karıştıkları, insan kaynağının kalitesi ve teknolojik altyapıdaki hataları sebebiyle yok oldukları gözüküyor. Bundan başka koruma duvarlarıyla Yerli Sanayi yaratma politikaları, nihayetinde hayat pahalılığı ve enflasyonu azdırmış, şirketler kaslanacağına şişmanlamış, nihayetinde büyük devalüasyonlar takip etmiş. 

Açıkçası bugün herkesin eleştirdiği Gümrük Birliği olmasaydı, çok övündüğümüz sanayilerin hiçbir ortada olmayacak, sadece 2-3 aile grubunun ürettiği mallara mahkum olacaktık. İktidar Partisi'nin seçim propagandasında sıkça kullandığı "geçmişi unutmayın" mesajı 1980 ve 1990'larda "yokluk" olması şeklinde algılanıyor ama ben doğrusunu söyleyeyim. "Yokluk"tan bahsetmek mümkün değildi ama "varlık" birkaç ailenin kurduğu holdinglere teslim edilmişti. Piyasa adeta bir oligarşi ya da oligopol ile yönetiliyordu. Saatlerce beklenen kuyrukların sebebi yokluk değil, bu oligarşinin soklama, kartel ve istismar eğilimiydi. Adeta resmi karaborsa gibi davranmışlardı. Dün gibi hatırlıyorum.

"Aynı yanlışları yapmayalım..."

Bugün yine dikilen gümrük duvarları vatandaşın lehine değil, belki de 10 yıl sonra var olmayacak işletmeler için ortaya çıktı. Defalarca ikaz ettim, hatta basına bu konuda açıklama yaptım. Tam olarak dinlemeden alınan çok oldu.  

1980'lerde kollanan grupların bugün Türkiye'yi diğer ülkelerden farklı hale getirecek bir şey ortaya koyamadıkları ortada. Herkes beyaz eşya, hazır giyim veya araba lastiği üretiyor. Market Zinciri açmak da marifet değil. Banka sahibi olmak da. Ancak, "Türkler yapmışsa iyi yapmıştır" dedirtecek bir iş ortaya koyamadığımız gibi, uzay çağını yakalayacak pek başarımız yok.

Dolayısıyla, kabinenin oluşumuna eleştiri getiren kesimlerin bazıları 1980'lerdeki haksız rekabetin kaymağını yemiş kesimler olduğu için, tebessüm ediyorum. Bugüne kadar uluslararası çapta çarpıcı, sıra dışı ve marifetli bir iş yapmamış olanların, siyasetteki gelişmelere eleştiri getirmelerine mesafeli yaklaşıyorum.

Ayrıca, kg değeri çok yüksek ürünler ve hizmetler ortaya koyan kıymetli insanların bu menfaat gruplarından farklı olarak, sadece işlerine odaklandıklarını, "işçilerimi kapının önüne koyarım bakın" diyerek kimseyi tehdit etmeden 21. yüzyılın gereklerine uygun şekilde yola devam ettiklerini de görüyorum. Diğerlerini bilmem ama asıl bu insanları kaçırmayacak bir ortam yaratmak gerekiyor.  

 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

 

Eklenme Tarihi : 11.7.2018 08:12:07

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.