Panik yapmayalım, sakin düşünelim...

Panik yapmayalım, sakin düşünelim...

 

Döviz Kurları bir anda yükselmeye başlarken, belki de gece yarısına kadar endişeli soruların muhatabı oldum. Dünkü raporda belirttiğim gibi, benzer gelişmeleri daha önce de gördüğüm için, soruların sahiplerine bilmeleri gereken şu gerçekleri paylaştım: 

- Öncelikle, Türk Halkı önünde sonunda her duruma kendini adapte eder
- Dolar cinsinden kayıplar bir süre sonra yüksek faizle telafi edilir
- Hane halkı ve işletmeler arasındaki gelir-harcama ilişkisinde fiyatlar ve maliyetler bir süre sonra dengelenir
- Döviz Kurları 1.5-2 yıllık bir durağan seyre girdiği zaman tüketim tekrar çoşmaya başlar
- Otomobil satışları hızla toparlanır, gayri menkulun toparlanması biraz daha fazla vakit alır

Bunları neye göre söylüyorum ? Elbette eski tecrübeler göre söylüyorum. 1994 ve 2001 devalüasyonları Türk Halkını Dolar bazında fakirleştirdi ama sonraki yıllarda kurların yerinde sayması sebebiyle ciddi zenginleşmeler oldu. Ayrıca sade vatandaşın da hem kendi tasarrufları hem de borçlanmayla mal mülk edinmeyi hızlandırdığı göze çarptı. Bunları söylüyorum diye kızmayın sakın. Dost acı söyler. 

"Kaynak tedariği en önemli mesele..."

Bir başka gerçek de şu: Bazı mal ve hizmetlerde fiyatlar yukarı çıktığı zaman talep daha fazla artıyor. Buna "tersine dönen talep eğrisi" adı veriyoruz. Yani, fiyatların yükselmesi halkta "aman kaçırmayalım" eğilimi yaratabiliyor. Özetle, gelecekte fiyatların daha da yükseleceği endişesi talebi daha da yükseltebiliyor. İthalata konan ilave gümrük vergilerinin enflasyon yaratma sebebi de bu. Ekonomi Bakanlığı'na sayısız defa bu gerçeği anlattım. Görmezden gelindi. Hatta "ihracata destek verdik diye enflasyon olmaz" diyerek işi retoriğe vuranlar da oldu. İşin gerçeği şu: İç piyasada bazı firmaları korumak için vatandaşın sırtına ek yük binince, hayat pahalılığı ve enflasyon yükseldi. Dün açıklanan cari açık rakamları, uygunana dış ticaret politikasının başarısız olduğunu gösteriyor. 

Yine de, bu ayrıntılara olumsuz başka detaylar eklenmezse, şu an konuşulan mega projelerin Türkiye Ekonomisine bir süre daha ivme vermeye devam edeceğini tahmin ediyorum. En baskından beri kaynakların bu şekilde harcanmasına karşı olduğum halde, çarpan etkisi yarattığı bir gerçek. Ancak, kaynak tedariği konusunda mutlaka bazı girişimlerde bulunmak gerekiyor. Aksi taktirde yukarıda bahsettiğim "idare edilebilir" şartları bile yaşamak mümkün olmaz. 

 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

 

Eklenme Tarihi : 12.7.2018 07:49:54

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.