EKONOMİ YÖNETİMİ NE YAPMALI?...

EKONOMİ YÖNETİMİ NE YAPMALI?...

 

 

1990'larda piyasalarda en çok sevilen deyim şuydu: "Beklentiler satın alınır gerçekleşenler satılır.." Piyasa Aktörlerinin önemli bir kısmı devletin alacağı kararları, şirketlerin kritik davranışlarını önceden haber alır ya da tahmin eder, hisselerin değeri buna göre yükselir ya da alçalır, beklenen haber açıklanınca da haraket sonlanırdı. 

Elbette retoriğin hakim olduğu, sözlerin tutulmadığı, haftada br söylemlerin değiştiği 21. yüzyılda artık yatırımcılar kolay kolay beklentiler doğrultusunda hareket etmiyor. Gözleriyle görmedikleri, elleriyle tutmadıkları bir şeyi  satın almıyorlar. "Haber duyulduktan sonra yatırım yapmak geç olmaz mı ?" diyeceksiniz biliyorum ama, artık herkes akıllandı. 

Kim bilir kaç kez "Dolar buradan dönecek" dendi ? Kim bilir kaç kişi "faiz düşecek" dedi ? Olmadı, olamadı. Açıkçası kimsenin bu cümleleri söylerken inanmadan söylediğini düşünmüyorum. Ancak kontrol etmemizin imkansız olduğu unsurlar hakkında konuşmak yerine, elimizde olanlar ile ilgili birşey yapmamız gerektiğini düşünüyorum.

Mesela, ekonomi yönetiminin bağımsız şekilde yol alması sağlanabilir. Siyasi İrade ise ekonomi yönetiminin sadece ülke menfaatleri doğrultusunda çalışıp çalışmadığını sorgulamakla yetinebilir. Bu bile başlı başına önemli bir görevdir. 

"Söylemeyi bırakalım, artık yapalım..."

Mesela döviz kurları üzerine tartışma açmaktansa, döviz kazandırıcı faaliyetlerin önünü açmak için ciddi çaba sarf edelim. Yüksek Katma Değer için gerekli teşvikleri ve kolaylıkları sağlayalım. Yabancı Yatırımcıya "bir günde şirket kurabilirsin" demek yerine, eğitim-altyapı-dijital dönüşüm-tasarım-inovasyon gibi unsurlara önem verdiğimizi ispat edelim.

Faizler üzerine tartışma açmak veya iddialı sözler söylemek yerine, kaynakları akılcı kullandığımızı gösterelim ki, tasarruflarımızın yetmediği yerde yabancı tasarruflar gelsin. İnsana yatırım yapmayı, taşa toprağa yatırım yapmaktan daha fazla önemsediğimizi kanıtlayalım.

Özetle, Mevlana'nın dediği gibi "sesi değil sözü" büyütelim. Çıplak gözle görülenleri başka türlü anlatmayalım, gerekirse bilenlere danışalım, olmadı doğru yapan kimse onu getirelim dinleyelim. Böylece kurlar ve faizler üzerine sonradan mahcup olacağımız iddialı söylemler yapmak zorunda kalmayız.

İnanın, bu uzun meşakkatli yolda yürürken yanımızdan gülerek geçenleri, ilerde yakaladığımızda bugünkü kalp kırıklıkları ve kızgınları hatırlamayacak kadar olgunlaşmış olacağız. 

 

Prof. Dr. Emre Alkin

Eklenme Tarihi : 13.7.2018 07:55:57

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.