Ticaret Savaşları üzerine bir not...

Ticaret Savaşları üzerine bir not...

 

Çin'in dünya ticaretinde giderek baskı kurmaya başladığı 1990'ların sonundan itibaren, o zamana kadar ABD tarafından sürekli ileri sürülen "Japon Tehlikesi" unutulmaya başlanmıştı. Şöyle ki, muazzam dış ticaret fazlasıyla dünyanın her yerinde varlık satın almaya başlayan Japonlar ile ilgili ABD film endüstri doğrudan düşmanca yapımlar ortaya koymaya başlamış ve Japon aleyhtarlığı giderek yükselmeye başlamıştı.

Halbuki, ABD'nin Japonya'ya karşı verdiği Dış Ticaret Açığı 1990'ların ortalarına doğru iyice gerilemiş, Çinlilere karşı verdiği açık ise hızla artmaya başlamıştı. Japonların Amerika'da golf sahalarından sanat eserlerine kadar herşeyi satın almaya başlamış olması, ABD toplumunda ciddi bir antipati yaratmış Hollywood bu konuyu hem mizahi hem de oldukça sert, bazen de mesnetsiz açılardan işlemeye başlamıştı.

ABD'nin Apple ve Micorsoft gibi şirketlerle giderek dünyada hegemonya kurması, google ile tamamen gücü ele geçirmesi, facebook-twitter-instagram üçlüsüyle de zirveye oturması Japonya'yı saf dışı bırakmıştı. Sony bile mali açıdan zor duruma girmiş, Playstation'u apayrı bir marka olarak benimsetmeye başlamıştı. Japonlar için oldukça zor bir süreç başlamış, Nükleer facia ise son darbeyi vurmuştu.

Diğer taraftan Çin'in ABD'ye karşı verdiği dış ticaret fazlası her yıl sürekli artsa da, hiçbir şekilde bir roman ya da filmin konusu haline gelmemiş, hatta bir çok senaryoda Çinliler dünyanın geleceğinde "kurtarıcı" şeklinde karşımıza çıkmıştı. Bunun sebebi basit: Çin'den ABD'ye mal ya da hizmet satan firmaların içinde dünyanın yakından tanıdığı Amerikan Markaları da var. ABD'nin dev markalarının Çin'de ciddi üretim yaptıkları ve söz konusu üretimin büyük kısmının ABD'ye yapıldığını biliyoruz.

Aslına bakılırsa, 2. Dünya Savaşından önce de ABD,  Çin'e karşı çok ciddi bir Dış Ticaret Açığı veriyordu. Bunu ortadan kaldırmak için sonraları ABD Başkanlığına seçilecek olan Roosevelt, Çin Yuan'ı ve Gümüş Fiyatları arasındaki korelasyonu işaret ederek, Amerikan İş Dünyasına yoğun bir gümüş alımı yapması için gerekli mesajı vermişti. Sürekli yükselen gümüş fiyatları sebebiyle pahalı hale gelen Yuan, Çin'de önce deflasyon sonra da depresyon yarattı. Ciddi bir krize giren Çin'de ardından bir hiperenflasyon başgösterdi. 

Çin İkinci Dünya Savaşı başladığında ciddi bir krizle başa çıkmaya çalışıyordu. Bu sebeple yaklaşan Japon tehlikesini göremedi. Nihayetinde Japonlar Çin'i işgal etti. Kurtarıcı ise ABD oldu. Komplo teorileri sevenler için ilginç gelebilir ama hikayenin özeti bu. 

"Peki Trump ne yapmaya çalışıyor ?..."

Bugün ABD yine benzer bir savla ticaret savaşlarını başlatmış bulunuyor. Ancak, bu sefer Amerikan şirketleri zora girecek. Eğer bu şirketler anavatana dönerlerse, aynı maliyetlerle üretim yaptırmaları imkansız. "Yaptırmaları" diyorum, çünkü bu markaların sahip olduğu fabrikalar yok. Markalarını taşıyan malları fason olarak ürettiriyorlar. Dolayısıyla Çin'de 50-60.000 kişinin çalıştığı fabrikaları ABD'de kurmaya çalışmak neredeyse imkansız olduğu gibi, maliyet açısından da rasyonel gözükmemekte. 

Trump bunları mutlaka biliyor. 290 Milyon civarındaki Amerikan nüfusunun kendi kendine yetmesi için Merkantalist dönemden kalma tezler üretttiğini de sanmıyorum. Büyük ihtimalle yurt dışında yatırımları olan ABD şirketlerinin sağladığı istihdam gücünü tehdit olarak kullanarak 3. ülkelerin diz çökmesine çalışıyor olabilir. 

Diğer taraftan, Türkiye gibi ülkelerin Çin'de üretilen ABD Markalarının ürünlerine ilave gümrük vergisi koymaları açıkçası hiçbir işe yaramıyor. Vatandaş yine bu markaları tercih ediyor ve pahalı olmasına rağmen satın alıyor. Trump bu gerçeği de mutlaka biliyor. 

Benim tüm bu olan bitenlerden anladığım şu: ABD Yönetimi mevcut düzeni oluşturan yapı taşlarını yerinden oynatmaya çalışıyor. Serbest Ticaret barış ve refah getirdiği bilindiğine göre Trump gerginlik ve çatışma istiyor veya ölümü gösterip sıtmaya razı etmeye çalışıyor. Bu süreçte Türkiye'nin çok akılcı ve soğukkanlı davranması gerekiyor.

 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 20.7.2018 07:54:11

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.