Dolar/Rahip korelasyonuna kafayı takanlar için...

Dolar/Rahip korelasyonuna kafayı takanlar için...

Merkez Bankası'nın kararından sonra fırlayan dolar önce 4.92 TL'ye yükseldi, sonra 4.85'e geriledi. Tam o sırada yargılanmakta olan Amerikalı Rahiple alakalı bir karar geldi. Dolar iyice geriledi. Bunun üzerine aralarında Dostlarımın da bulunduğu bazı uzmanlardan kendilerine yakışmayan yorumlar gelmeye başladı.

Bu yorumları tekrar etmeyeceğim. Çünkü kendilerine yakıştıramadığım bu cümleleri burada paylaşarak onları utandırmak istemiyorum. Açıkçası günlerdir anlatmaya çalıştığımı, verdikleri tepkilerle teyit etmiş de oldular. 

Kızgınlardı. Çünkü "faiz yükselmezse Dolar fırlar" tezleri tutmamıştı. O sırada gelen Rahip kararına sarıldılar. Özetle "bu karar olmasaydı Dolar/TL düşmezdi" dediler. Ve böylece kendi tezlerini çürütmüş oldular. Kendilerine teşekkür ediyorum. 

Çıkış motivasyonu yanlış olsa da bu düşünce, yıllardır anlatmaya çalıştığım gerçeğin altını çiziyor: "TL'nin istikrara kavuşması için siyasi, ticari ve stratejik ortaklarımızla düzgün ilişkiler kurmalıyız. Ayrıca bu ortakların belirlenmesinde de seçici olmalıyız." İşte bu kadar.

"Aynı hatayı sürekli tekrar etmemeliyiz.."

Bu yaklaşımın doğruluğu dün yine ABD ve Türkiye arasındaki iplerin gerilmesiyle teyit edilmiş oldu. Döviz kurlarının yükselişi faizlerin düşük kalmasından çok, siyasi-diplomatik-sosyal-ekonomik konularda sıkıntılarımız olmasından kaynaklanıyor. Bu durum sadece 15-20 yılın meselesi değil. Sürekli yaşanan devalüasyon-enflasyon döngüsü bir yerlerde aynı hayatı tekrar ettiğimizi ortaya koyuyor: O da "kalkınma" değil, "büyüme" meraklısı olmak.

Elbette bu merakımız, diplomatik ve siyasi davranışlarımıza da sirayet ediyor. Hızlı büyüdüğümüz zaman herkese tepeden bakıyoruz, sanatı-sporu-bilimi-eğitimi önemsemiyoruz, para kazanmayı değer yaratmaktan daha fazla öne çıkarıyoruz. Ara sırada elde ettiğimiz büyük başarıları tadını kaçıracak şekilde kutluyoruz. Bu başarıları insanlık adına değil "diğer uluslarası nasıl mat ettiğimizi" göstermek için kutluyoruz. Elbette, bu davranışların tarihsel sebepleri vardır. Ancak, böyle yaptığımız zaman dünyanın ciddiye alacağımız bir parçası bize mesafeli yaklaşmaya başlıyor. 

Bu tavrımız sebebiyle, krize girmemiz için dua edenler ya da bunun için çalışanlar da oluyor mutlaka. Bunlar komplo teorisi değil. Heryerde başkalarının kötülüğünü kendine göre bir sebepten isteyecek kişiler ya da gruplar bulunabilir. Ancak, düşman yaratmak kolaydır, önemli olan dostluğu muhafaza etmektir. 

Türkiye'de TL'yi istikrarlı kılacak olan hamleler alabildiğine büyümek veya her yere inşaat yapmak, mega projeleri sıralamak değil. Çünkü bunları herkes yapabilir. Türk İnsanı'nın sıra dışı ve marifetli işler yapacak hale getirmek, 21. yüzyılın gereklerine uygun alt yapıyı sağlamak, para kazanmayı değil ahlakı öne çıkarmak, bu sayede "güvenilir" insanların yaşadığı bir ülke olduğumuzu kanıtlamak, sanat sayesinde evrensel düşünen bir toplumu ortaya çıkarmak ve hepsinden önemlisi Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesini anlamak ve uygulamak öncelikli meselemiz olmalıdır.

Bunu anladığımız zaman faiz kararı ile diplomatik kararın gücü arasındaki farkı da anlamış olur, yaşımıza ve tecrübemize yakışan açıklamalar yaparız. 

 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

 

Eklenme Tarihi : 27.7.2018 07:49:33

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.