Faiz enflasyon yaratır mı ?

Faiz enflasyon yaratır mı ?

 

 

Dün bazı haber ajansları, Türkiye'nin toplam iç ve dış borcunun Milli Gelirini aştığı üzerine haberler yaptı. Tabii böyle haberler sürekli tıklanma sağlayan tarzda sunuluyor. Normalde, uzmanlar borçlarla ilgili değerlendirmeleri, özel sektör/kamu ayrımı ile yapar. Çünkü kamunun kamuya borcu olduğu gibi, kamunun özel sektöre, özel sektörün kamuya borcu da vardır. Tahsil edilecek, mahsup edilecek alacaklar vardır. Borçların önemli bir kısmı hak edilecek bir alacağa karışılıktır ya da temliklidir. Yani mutlaka bir alacağın vadesinden önce kırdırılmasıyla oluşan borçlar vardır. Dolayısıyla "Toplam Borç Milli Geliri aştı" demenin bilimsel ve pratik sakıncaları var.

Özel Sektörün Borcunun Milli Gelire oranı açısından değerlendirildiğinde Türkiye'nin orta seviyelerde bile olmadığı bir gerçek. Ancak başta özel sektör olmak üzere, kamu ve hane halkı olarak çok ciddi bir borca sahip olduğumuz da yadsınamaz bir gerçek. Hal böyleyken, bazı kesimler tarafından bütün kötülüklerin anası olarak tarif edilen "faiz" düşmüyor. İsterseniz biraz daha açayım konuyu.

"Kaynak sınırlıyken akılcı davranıyor muyuz ?.."

Türkiye'nin kamu bankaları ve yabancı bankalarla ortak finanse ettiği "yap-işlet" şeklinde birçok proje var. Sadece Yavuz Sultan Selim, Osmangazi ve Çanakkale Köprüleri ile, Kuzey Marmara Otobanı olarak bakıldığında 14 Milyar Dolarlık kredi almış durumda yükleniciler. 

Diğer taraftan Türkiye'nin değişik noktalarında metro, tünel, otoban, köprü, havalimanı, şehir hastanesi, adliye sarayı inşaatı devam ediyor. Bunlar özel sektör tarafından başlatılan ve devletin verdiği taahhütlerle ilerleyen projeler. Mutlaka fayda/maliyet analizleri yapılmıştır ancak borçlanma piyasası üzerinde ciddi baskı oluşturdukları muhakkak. Yüklenici işi yapmak için kredi alıyor, devlet de yüklenicilere farklı sebeplerden ödeme yapmak için iç borçlanmaya gidiyor. Bu arada vergilerde yapılan değişikliklerin de likiditeyi sıkıştıran etkisi olduğu belirtilmeli. Likidite azalırken faiz elbette yükseliyor.

Bu arada, devlet ödemeler için piyasadan para çekerken, yükleniciler borçların ödeme zamanı geldiğinde tekrar tekrar vadeyi uzatmaya çalışıyorlar. Bu durumda milyarlarca liralık kaynak donuk hale geliyor. Finans Kuruluşları kredi hacmini genişletmek için gecelik borçlanmaya veya maliyeti yükselen kaynaklara yönelmek zorunda kalıyorlar. Yani bu devasa projelerin borçlanma piyasası üzerinde ciddi bir yük oluşturduğu görülüyor. Ancak, son zamanlarda büyüme içindeki inşaat faaliyetlerinin önemli kısmının konut inşaatları değil, mega projeler olduğu görülüyor. Mega projelerden vaz geçilmesi pek de mümkün gözükmüyor. Hal böyleyken faiz de düşmüyor. 

Şimdi bu büyük projelerin finansmanında yeniden yapılandırma talep edenlerin sayısının arttığı ya da artacağı söyleniyor. Demek ki, yatırım için yapılan fizibilite çalışmaları ile güncel gerçekler bazı projelerde uyumlu gitmiyor. Faiz oranlarının ve kurların üzerinde baskı oluşmaması için, bu yapılandırmanın farklı bir noktadan gelecek yabancı kaynakla finanse edilmesi uygun olacak gibi gözüküyor. Kendi yağımızda kavrulurken bu borçları çevirmek kolay olmayacak. Çin ile başlatılan ekonomik işbirliğinin arkasında bu gerçek var gibi gözüküyor.

"Önce faiz neden yüksek diye sormalı ?.."

En baştaki tartışmaya geri dönersek, "faiz enflasyon yaratır mı?" sorusunun cevabını bulmaktan önce "Türkiye'de faiz neden yüksek ?" sorusuna cevap vermek lazım. Eğer, faiz gerçekten enflasyon yaratıyorsa, ki olabilir, o zaman faizi yükselten neyse enflasyonun da sebebi odur. İsterseniz bu sebeplerin üzerine, tasarruf azlığı yaşadığımız için yabancı tasarruflara muhtaç olduğumuzu, diplomatik sebepler dolayısıyla fon akışlarının azalmasını da ekleyelim.

Özetle, bir tartışmaya girmeden önce felsefe yapmak lazım. "Faiz mi Enflasyon yaratır, enflasyon mu faiz yaratır ?" gibi kimseye faydası dokunmayacak münakaşalar yerine, önce bu faiz belasını neyin yükselttiğini tartışmamız lazım. 

Bu gerçeği sadece ben mi biliyorum ? Elbette değil. Ancak, "faiz her derde devadır" diyen Dostlarda gerçek sebebi tartışacak cesaret yok sanıyorum. İş bize kalıyor.

 

Prof. Dr. Emre Alkin

Eklenme Tarihi : 31.7.2018 07:48:22

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.