Ne yapsan sonuç değişmeyecekse, doğrusunu yap..

Ne yapsan sonuç değişmeyecekse, doğrusunu yap..

 

Geçen hafta Cuma günü hem 100 Günlük Eylem Planı hem de ABD-Türkiye Dışişleri Bakanlarının Singapur'daki temasları gündemin en önemli maddeleriydi diyebilirim.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı 100 günlük eylem planı, birçok mega projenin başlatılmasını ve acil olarak çözülmesi gereken bazı sorunları içeriyordu. ABD ile başlayan gergin sürecin hemen arkasından coşkulu bir şekilde açıklanan planın moral verici etki yarattığını söyleyebiliriz.

ABD'nin giderek şartları sertleştireği ancak Türkiye'nin de geri adım atmayacağı Cuma günü net şekilde anlaşılmış oldu. Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan eylem planı da bir anlamda "ne olursa olsun biz işimize bakarız" mesajını verir nitelikteydi. 

Açıkçası yatırımcıların da bu gerginliğin suni bir gerginlik olduğunu düşündüklerini görüyorum. ABD , 25 yıldır Türkiye'de ne yaptığı belli olmayan Rahibi gerçekten geri isteseydi, ortalığı bu şekilde germezdi. Anlaşılan şu ki, adalete intikal etmiş bir mesele için bu kadar ısrarcı oluyorsa bunun tek sebebi olabilir. ABD, Türkiye ne tepki verirse versin tavrını değiştirmeyecek.

"Gelecekteki Amerika'yı tanıyalım.."

Adalete intikal etmiş bir kişinin davası sona ermeden ülkesine iade edilmesi, ABD'nin "herkese her istediğimi yaptırırım" mesajını verecek hatta daha da sertleşecek ve daha önceden hazırlamış olduğu plana devam edecek. Türkiye'nin bölgede kendi başına bir siyasi doktrin oluşturmasını önleyecek her türlü yaptırımı uygulayacak.

Türkiye'nin her türlü tehdite rağmen boyun eğmemese de, ABD daha önceden hazırlamış olduğu plana göre yola devam edecek. Yaptırımların sayısını artıracak ve bir önceki alternatifte olduğu gibi Türkiye'nin bölgede kendi başına bir siyasi doktrin oluşturmasını önleyecek işlere girişecek.

Bu durumda tek bir söz söylenebilir: "Ne yapsam başıma aynı şey gelecekse, doğrusunu yaparım." Piyasalar ne derse desin, 25 yıldır Türkiye'de ne yaptığını bilmediğimiz birinin, Türkiye'nin menfaatine olmadığı intibaı veren faaliyetleri hakkında adalete hesap vermesini sağlamak gerekiyor. 

Peki ABD Hükümeti bu detayları bilmiyor mu ? Elbette biliyor. Başından beri söylüyorum. Eğer söz konusu kişinin iadesini gerçekten isteseydi bu şekilde davranmazdı. Belli ki, bu kişinin iki ülkenin arasını açmak gibi son bir görevi var. 

İşlerin bu safhaya gelmesinin sebebini daha iyi anlamak için Prof. Dr. Çağrı Erhan'ın Türkiye Gazetesi'ndeki "Gelecekteki Amerika'yı Tanımak" başlıklı dünkü yazısını okumakta fayda var diye düşünüyorum. 

 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

 

Eklenme Tarihi : 6.8.2018 07:49:19

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.