Bayram'a az da olsa huzurlu giriyoruz...

Bayram'a az da olsa huzurlu giriyoruz...


Çarşamba'dan beri döviz kurlarının  oldukça sert şekilde düştüğüne şahitlik ederken bir yandan da gözüm önce gösterge tahvilin faizinde sonra da BIST'deydi.

Şunu belirtmeliyim:  Gösterge faizdeki hızlı yükseliş ile Dolar/TL düşüşü birbiriyle uyumsuz gelişmelerdi. Aklıma hemen şu geldi:  Belki de “süper bono” arz edilmesi önerisi kabul edilmiş, bunun kokusunu alan yatırımcılar “eskiler satalım, yenisini alalım” demiş olabilirdi. 

Yine de,  % 25 üzerindeki faiz oldukça ciddi seviyelerde olduğumuzu gösteriyor. Eğer bir süper bono arz edilecekse yıllık birleşik faizi % 30 'den az olursa kimseyi tatmin etmeyecek. 

Çarşamba günü  Bursa’da CNR ve TETSİAD ev sahipliğinde, ev tekstili üreticileriyle bir araya geldik. Ürettiği malların Kilogram Değeri Türkiye ortalamasının 3 katına yakın olan bu sektörde ciddi borçluluk oranları yok. Ancak iç piyasadaki sancılar sebebiyle endişeliler. Sektör temsilcileri sadece üretmenin katma değer yaratmadığını ama tasarımın ve inovasyonun değer yaratan unsurlar olduğunu gayet iyi biliyorlar. Dolayısıyla yorumlarımız daha çok güncel gelişmelerin üzerinde değil, gelecek üzerine oldu. 

Tabii döviz kurları ve faizler konusunda birkaç soru geldi. “Borçlu olanlar döviz kurlarının düştüğü zamanları fırsat olarak kullansınlar” diye cevap verdim sorulara. Faizler konusunda ise söylenecek tek sözü söyledim: “Yükselmeye devam edecek”.

"Altın ve Euro/Dolar'ın sessiz düşüşü..."

Bu arada, Bayrama doğru yaklaşırken toz dumandan dolayı gözlerden kaçan bir başka gelişme var: Altın’ın yurt dışındaki sert düşüşü. Eğer dolar kuru bu kadar hızlı yükselmeseydi Türkiye’deki altın yatırımcıları ciddi zarar edebilirdi.  Bana kalırsa, Bireysel yatırımcıların bu hafta yaşanan kur düşüşünde  yürekleri ağzına gelmiştir mutlaka. Elinde altın tutan kurumların önemli miktarda kayba uğradıklarını görebiliyorum.

Bir başka gelişme de Euro/Dolar kurunun da benzer şekilde düşmesi:  Bu durumda elinde Dolar tutanların Euro’ya çevirirken avantajı olacağı bir gerçek. Eğer Türkiye’de “rezerv para Euro olsun” şeklinde bir kampanya yapılsa, sanıyorum rağbet eden çok olur. Ancak paritenin 1.10 seviyesinin altına gevşemesi farklı komplikasyonların oluşmasına sebep olabilir. Ne olsa ihracatımızın yarısı Avrupa’ya gidiyor. Yıl başında Euro geliri olup Dolar borcu olanlar avantajlıydı. Şimdi bu durum tersine dönüyor gibi. 

Herkese mutlu bir bayram diliyorum.

 

Prof. Dr. Emre Alkin

Eklenme Tarihi : 17.8.2018 08:08:05

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.