Peki ya Merkez Bankası faiz artırmazsa ?!...

Peki ya Merkez Bankası faiz artırmazsa ?!...

Merkez Bankası'nın kararına doğru geri sayım başladı. Herkesin heyecanla beklediği 13 Eylül'deki toplantı öncesinde ekonomistler ikiye bölünmüş durumda. Ancak, bu bölünme eşit değil. Oldukça büyük bir çoğunluk merkez bankasının fonlama maliyetini % 23'e çıkarılmasını bekliyor. Hatta istiyor desem daha doğru.

Küçük bir grup da Merkez Bankası'nın faiz artırmasının TL Varlıklara teveccühü artırmayacağını, eğer faiz artışı gerçekleştikten sonra piyasaya güven verecek adımlar atılmazsa, Dolar/TL'nin önce düşüp sonra tekrar yükselmeye devam edeceğini söylüyor. Haksız değiller. Katılıyorum.

Açıkçası Merkez Bankası'nın faiz artırması sadece "olup bitenin farkındayım, frene basıyorum" demek. Eğer başka bir örnekle anlatmak istersek, Merkez Bankası narkozu veren veya narkozdan ayıltan kişidir. Faizler yükselecekse ekonomi uyutulacak demektir. Uyuduğu andan itibaren de ameliyat yapılmalıdır. 

Daha önceki dönemlerde Merkez Bankası faizleri "hassas ayar" için kullanıldı. Ancak şu anki şartla Merkez Bankası faizleriyle hassas ayar yapmak zamanı değil. Çünkü ayar kaçmış durumda. İlla ki faizler artacaksa, hemen peşinden yapısal reformların gelmesi gerekiyor. Bu durumda 2019 sonunda kadar düşük büyümeye razı geleceğiz. Yine de bir "saha temizliği" yapılacağı için, bu sancılı dönemin sonunda tünelin ucunda ışık gözükecektir.

Eğer sadece Merkez Bankası'na faiz artırarak yola devam edersek, negatif büyüme ve 36 ayı bulacak uzun soluklu bir soğumanın içine girebiliriz. Bu durumda cari açık belki düşecektir ama, vergi tahsilatında sıkıntılar olacağı için bütçe açığı aynı hızda daralamayacaktır. Bankalar mecburen tahsili gecikmiş alacakların ve riskli alacakların peşinden gidecek, nihayetinde reel sektör krizi riski ortaya çıkacaktır. Bunun kanıtlarını görmeye başladık bile.

"Olumlu senaryo, olumsuz senaryo..."

Büyümenin önümüzdeki çeyreklerde yavaşlayacağını gösteriyor. "% 5.5'ten daha yüksek büyüme sürpriz olur" demiştim. Öyle de oldu % 5.2'lik büyüme rakamı açıklandı. Bundan sonra yaz aylarında ve bugünlerde yaşadığımız kur yükselişlerinin ekonomi üzerine yansımalarını takip ediyor olacağız. Eğer yukarıda belirttiğim olumsuz senaryo gerçekleşirse 2018 için % 2.5 civarında, 2019'da ise % 1 veya 2 civarında bir büyüme yaşanabilir. Eğer bu durumdan kurtulmak için bir istikrar programı uygulanmaya başlanırsa % 5'lik büyüme beklentisinin 2022 yılına kayacağını öngörebiliyorum.

Merkez Bankası'nın faiz artışı sonrasında herkesin beklediği reformla açıklanır ve yapılırsa, büyüme hızları 2018 ve 2019 için sırasıyla % 4 ve 3 olabilir.Bu durumda 2020 yılında Türkiye tekrar kabul edilebilir bir büyüme hızına ulaşacaktır.

Peki Merkez Bankası faiz artırmazsa ? Bu seçenek de var elbette. Ancak Hazine'nin hiç bir adım atmadığı yerde Merkez Bankası'ndan da bir hareket gelmezse, 2-3 günlük eleştiri bombardımanı ve hızla yükselen kurlara hazırlıklı olmak gerekir diye düşünüyorum.


Prof. Dr. Emre Alkin 

Eklenme Tarihi : 12.9.2018 07:26:27

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.