Mc Kinsey'den Euro 2024 oylamasına....

Mc Kinsey'den Euro 2024 oylamasına....

Kulağıma gelen bazı bilgiler var. Kaynak konusunda bazı ülkelerle bir anlaşmaya varıldığı söyleniyor. Ancak söz konusu kaynağın IMF üzerinden verilmesinde ısrar edenler var. Kaynağın bu şekilde transfer edilmesini Türkiye tarafı istemiyor. Dolayısıyla "kaynağın miktarı ve maliyeti konusunda anlaşılmış ama transfer metodu konusunda detaylı bir çalışma devam ediyor" şeklinde bir söylenti piyasalarda etkili oluyor. Sanıyorum Mc Kinsey meselesinin ortaya çıkması da bu sebeple oldu. IMF değil de bir Uluslararası Özel Kuruluşunun danışmanlık görevine gelmesinin arkasında şu sebepler olabilir: 

1. Devlet "mesele kamunun değil özel sektörün, dolayısıyla IMF'ye gerek yok" demesi ve meseleyi genellikle özel sektöre danışmanlık veren bir firmaya havale etmesi
2. Mega Projelerin bu aşamada tamamen ertelenmesi için "tavsiyenin" Mc Kinsey'den gelmesi Ankara'nın elini bu şekilde rahatlatması
3. Devletten iş alıp gereğini yapamayanlara tanınmış hakların, bir kez daha değerlenip danışman kuruluşun gözetiminde ihaleye çıkılması
4. Mc Kinsey'in uluslararası tanınmışlığı sayesinde Varlık Fonundaki Varlıklardan İç Borçlanmaya kadar kaynak tedariğinde rahatlama sağlanması

Yani "koskoca ülke Mc Kinsey'e mi kaldı" demeden önce meselenin detaylarına bakmakta fayda var. Elbette eleştiri olacak, Ankara'nın da bunu doğal karşılaması lazım.

"Komplo teorisi üretmeden önce..."

Şimdi diplomasiye dönelim: Özellikle Orta Doğu'da kendi savunma doktrinini uygulamaya çalışan ve bunu da Güney Sınırına inşa ettiği uzun bir duvarla pekiştiren Türkiye'nin, verdiği mesaj oldukça net: "Artık daha fazla göçmeni ülkeye alamam, duvardan ötesiyle ilgilenmiyorum ama her an müdahale edebilirim, ben Orta Doğuyla değil Batıyla bütünleşmek istiyorum." Yunanistan ve Bulgaristan sınırına değil, duvarın Suriye-Irak-İran sınırına konmakta olması, Türkiye'nin hangi seçimi yaptığını oldukça net şekilde gösteriyor.

Türkiye'nin neredeyse kopma noktasına geldiği AB ile tekrar olumlu bir çizgiye gelmesi sadece dış siyasette değil, iç siyasette de bir rahatlama yaratacaktır diye düşünüyorum. Ancak yerel seçimler yaklaşırken, siyasi söylemler sertleşmeye başlarsa AB ile yakınlaşmaya ara verebiliriz. Bunu da hatırlatmam gerekiyor.

Euro 2024 oylamasında Almanya'ya karşı 12-4 kaybetmemiz de tam bu sürece rastladı maalesef. Tanıtım filmimizin pek başarılı olmadığını söylemeliyim. Diğer aday Almanya'nın içeriği daha uygundu. Ancak, kazanmak için futbolla alakalı olmayan bazı kriterlerde de ilerde olmak gerekiyordu. Mesela İnsan Hakları ve Özgürlükleri konusunda algımızın olumsuz olması, Almanya'nın yarışmaya avantajlı çıkmasını sağladı. Ayrıca ulaşım, konaklama açısından, reklam geliri açısından da ciddi sınırlamalar olduğu raporda belirtilmiş. Yapılacak yatırımlar hakkında ciddi sorular sorulmuş ama anlaşılan tatmin edici cevaplar verilmemiş.

Almanya'nın çok açık farkla kazanmasının arkasında komplo teorileri aramadan önce, temel kriterlereki algımız ve tanıtımdaki performansımızı gözden geçirmemizde fayda olduğunu düşünüyorum.

Prof. Dr. Emre Alkin

Eklenme Tarihi : 1.10.2018 07:42:16

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.