Türk İnsanını kendinizden soğutmayın...

Türk İnsanını kendinizden soğutmayın...

 

Türkiye'nin ithalatının % 85'inden fazlası hammadde-aramalı-yatırım malı. İhracatının % 85'i ise nihai mal kategorisinde. Yani sattıklarımız fiyata karşı çok hassas, aldıklarımız ise değil. Üretmek için ithalat yapmak mecburiyetindeyiz.

Asına bakılırsa ithalatımızda "tüketim malı" kategorisinde olanlar % 7-8 civarında. Bu malların tamamında gümrük vergilerini yükseltmek, dış ticaret açığını daraltmadığı gibi enflasyonu yükseltip, Türk Sanayiinin dış rekabet gücünü azaltıyor. Bu arada vatandaş kaliteli malı pahalıya satın aldığı gibi, düşük kaliteli yerli muadilleri de hak ettiğinden pahalıya almak zorunda kalıyor. Her bakımdan yanlış bir uygulama. 

Herşeyden önce Türk Sanayi Erbabının "biz kaliteliyiz ama vatandaş bunu görmüyor" serzenişinden vaz geçmesi gerekiyor. Türk Halkı akıllıdır; neyin kaliteli olduğunu gayet iyi bilir. Eğer 100 yıllık markaları değil de Türk Malını tercih etmeleri için ortada bir sebep varsa, mutlaka bunu değerlendirirler. 

"Türkler Marka bağımlısı" diyenlere de gülüyorum. Zaten markalar, tüketiciye aidiyet duygusu ve bağlılık hissi vermek için yaratılır. En az 50-60 yıl sabırla ortaya çıkmış markaları değil de 10 yıl önce ortaya çıkmış şirketleri tercih etmek için ortada bir sebep var mı ? Yok. O zaman sabırla yollarına devam etsinler, vatandaşa değil, bu mücadelede onlara yardımcı olmayanlara serzenişte bulunsunlar. 

"Dalgalanma dönemlerinde esnek olanlar kazanır..."

Yabancı Markaları Türkiye'ye getiren ve dalgalanan döviz karşısında fiyatlarını çok yükseltmiş olanlara da bir çift sözüm var:  "Kendinizi garantiye aldığınızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz." Eğer kaliteli malı makul fiyata satmazsanız, yerli markaların başına ne geldiyse aynısı sizin başınıza da gelecek. Hem ithalat vergileri hem de kurlar sebebiyle AB Ülkelerinden bile daha pahalıya satılan malları bir süre sonra kimse almayacak. Devir değişti. Türk İnsanı hangi mala ya da hizmete hangi fiyatı vereceğini gayet iyi biliyor.

İcabında dişini sıkar ve ne yabancı markaları ne de muadili olan yerlilere teveccüh etmeden yoluna devam eder. Sonuçta mal ve hizmetler "tatmin" duygusu ve "fayda" çerçevesinde tüketilir. Sosyal Statü, konfor, kalite önemlidir ama ödenen fiyat kişiyi zora sokacaksa ve pişman ettirecekse, satın almanın manası yoktur.

Hem Yabancı Markaların hem de Yerli Üreticilerin dalgalanma dönemlerinde daha ciddi analizler yapmaları gerekir. "Olmazsa olmaz" ya da "bizim kalın çizgilerimiz bunlar" diyerek yola devam ederlerse hayal kırıklığı yaratacaklardır. Önce kendileri, sonra tüketiciler için.

Özetle: Türk İnsanını kendinizden soğutmayın. Size tavsiyem budur. 

 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

 

Eklenme Tarihi : 22.10.2018 07:26:27

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.