Şimdi Merkez Bankası ne yapacak ?...

Şimdi Merkez Bankası ne yapacak ?...

 

Pazartesi açıklanan enflasyon oranları bir çok açıdan bana ilgi çekici geldi. Birincisi enflasyon rakamları normalde yaz aylarında negatif çıkarken, belki de uzun zamandan beri ilk defa Kasım ayında eksi (-) oranlara şahit olduk. 

Dün de söyledim. Kasım ayı enflasyon oranlarında gerileme olmasının hemen ardından yapılan "düşüş eğilimi devam edecek" açıklamasını biraz aceleci buldum. Çünkü "eğilim" deyince en azından birkaç ayın hareketinden bahsetmek gerekir ki, Eylül ve Ekim'de rekor kırmış enflasyon oranlarından sonra Kasım ayını "sakinleşme" olarak nitelendirmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

TÜFE ve ÜFE'deki düşüşlerin önemli sebeplerini vergi indirimleri, enerji fiyatlarındaki gerileme ve kurlardaki gerileme olarak sıralayabiliriz. Ancak endeksin içinde pek az ürünün fiyatının gerilediği gözüküyor. Dolayısıyla endekste ağırlığı olan ürünlerde fiyat gerilemesi yaşandığını söylemek yanlış olmaz. ÜFE tarafında ise döviz kurlarındaki geri çekilme ağırlık kazanmış gözüküyor. 

Bu rakamlardan hareketle, TCMB'den cesur bir hamle gelmesini beklemek bana göre hatalı bir değerlendirme olur. Fed'in faiz artırımı konusunda daha temkinli olacağına dair beklentiler umut verici ancak, Merkez Bankası'nın Aralık Ayında bir adım atmadan bu yılı huzur içinde bitirmemize yardımcı olması gerekiyor diye düşünüyorum. Aksi taktirde kurların tekrar yükselmesi kaçınılmaz olur. Zaten dünkü piyasaya hareketi bu huzursuzluğu ayna gibi yansıttı bizlere. 

13 Aralık'ta toplanacak olan Para Politikası Kurulu kararı her açıdan büyük önem taşıyor. 

"Düşen enflasyon talebi canlandırabilir mi ?..."

Diğer taraftan Ekonomi Yönetimin'nin de telaşını anlıyorum. Seçimlerden önce, oy verenlerin hafızasında kalacak şekilde bir faiz inidirimi için ortam kovalandığı aşikar. Ancak, dün açıklanan enflasyon oranlarının gerçekçiliği üzerine çeşitli kesimlerin düzenlediği anketlerin neticesi pek umut vermiyor. Yani çok da inandırıcı gelmedi enflasyon düşüşü. Bunun çeşitli sebepleri var.

Yine de matematiksel olarak seçimlerden önce TÜFE'yi % 14' geri çekecek bir hareketin başlamış olmasını da göz ardı etmiyorum. Baz etkisi de dikkate alındığında böyle bir gelişme imkansız değil.

Belki de enflasyonun düşüş sebeplerinden biri olan talep yetersizliği, TÜFE'nin hızla geri çekilmesiyle beraber talep artışına dönüşür ve büyümedeki sert düşüşü durdurabilir. Talep artar ise, bunu imalat sanayi endeksinden ve güven endekslerinden takip etmek mümkün olacaktır. Ancak yukarıda da belirttiğim gibi, birçok kişi "fiyatların düştüğünü hissetmiyoruz" dediği için, enflasyon rakamları gerilese de talebi canlandırması şu aşamada mümkün gözükmüyor.

Belki birkaç ay geçip de enflasyonun gerçekten düştüğüne dair bir kanaat oluşursa, talep canlanabilir. Her zaman söylediğimiz gibi ekonomi yönetimi çoğunlukla beklentilerin yönetimidir. 

 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

 

Eklenme Tarihi : 5.12.2018 07:39:37

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.