Paris gergin, İstanbul bildiğiniz gibi...

Paris gergin, İstanbul bildiğiniz gibi...

 

Cumartesi günü Paris'te otelden dışarı çıkmak için kapıya doğru yürüdüğümde beni durdurdular. Otelin güvenlik görevlileri "nereye yürüyeceksiniz" diye sordular. O sabah işimi erken bitirdiğim için bir dolaşmayı hak etmiştim derken, aklıma "sarı yelekliler" gelmemişti. Güvenlik Görevlileri kibarca şehrin merkezinde bulunan sokaklarda yürümenin sakıncalı olduğunu söyleyerek bazı tavsiyeler verdiler. O sırada telefonum çaldı.

Arayan kişi, kaldığım otelin hemen yanındaki restoranın rezervasyon sorumlusuydu. "Kusura bakmayın, yıllar sonra ilk defa restoranı kapıyoruz, isterseniz yarın gelin". Anladım ki, "Sarı Yeleklilerin" beşinci gösterisi beklenenden daha sert geçecekti. Ters istikamete doğru yürümeye başladığım anda bir mucize oldu, yağmur yağmaya başladı. Ben de yanımdaki Fransızlara döndüm "bugünü atlattınız, şanslısınız" dedim. İlk önce tam olarak anlamadılar. Ben de izah ettim.

Cumartesi günkü eylem daha çok emeklilerin katılacağı bir eylemdi. Ancak yağmur vs olunca öğlene doğru toplanan halk kitlelerinin eylem hevesi kaçtı. Tabii Paris'te 80.000 civarında polis ve jandarma görev alıyordu, bunu da belirtmem lazım. Önce 5000 sonra da 8000 kişiye vardığı söylenen topluluğun tek parça halinde protesto gösterisi yapması mümkün olamadı. Paris'in değişik yerlerine dağıldılar. Başka şehirlerdeki gösterilerde birçok vaka yaşansa da, Cumartesi güneş batmadan ortalık sakinleşti.

Cuma ve Cumartesi cadde ve sokakları incelerken, özellikle otellerin ve lüks ürünler satan mağazaların camlarının kırılmış olduğunu ve bazı sanat galerine "vandalizm" anlamına gelen tahribata şahit oldum.

Paris Halkı yavaş yavaş göstericilerden şikayet etmeye başlamış durumdaydı. "Hak aramak tamam da etrafı tahrip etmek de ne oluyor ?" diye söylenen çoktu. Özellikle noel ve yılbaşı yaklaşırken yapılan eylemlerin turistleri kaçırdığına dair öfkeli yorumları da duydum.

"Bütçe Fazlası Vermek Normal..."

İstanbul'a döndüğümde beni dün sabah Eylül Ayı İşsizlik Rakamları ve Ekim Ayı Sanayi verisi buldu. Her ikisi de dördüncü çeyrekte daralma olacağını gösteriyordu. İşsizlik rakamlarının uzun süre % 9.5 seviyesine düşmeyeceği ortada. Hatta % 13 seviyesine de yükselebilir.

Diğer taraftan 4. çeyreğin ilk ayını temsil eden Ekim'de sanayinin sert bir düşüş göstermesi moralleri bozdu diyebilirim. Şöyle ki, Kasım Ayında devreye giren vergi indirimlerimin tüketim talebine yansıdığını görsek de, üretim talebini canlandırdığını gösteren bir sinyal şu ana kadar yakalayamadık. Bütçe Performansı konusunda ise aylık ve yıllık bazda birbirinden değişik yorumlar tarafından kuşatıldık. Bütçe açığı yıllık bazda % 100 büyümüş, ancak Kasım ayında fazla vermiş gözüküyor. 

Temmuz-Ağustos-Eylül Dönemine ait geçici verginin Kasım ayında ödenmesi sebebiyle Bütçe Fazlası oluşmasını normal karşılamak gerekiyor. Bundan sonraki çeyrekte daralan işler sebebiyle vergi tahsilatlarının seviyesini yakından takip etmek lazım.

 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

 

Eklenme Tarihi : 18.12.2018 07:37:58

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.