Enflasyon ve Döviz Kurları üzerine....

Enflasyon ve Döviz Kurları üzerine....

 

Birbirinden bağımsız gözükse de gelişmeleri birbirine bağlayarak yorumlayacağım. 

Herşeyden önce, enflasyon oranları beni şaşırtmadı. Çünkü vergi indirimleri ve talep yetersizliğinden dolayı doğrudan iskonto yapılan malların ağırlığının hissedileceğini bekliyordum. Aslına bakılırsa 407 kalem mal ve hizmetten sadece dörtte birinin fiyatı gerilemiş. Ancak bu mal ve hizmetlerin TÜFE endeksindeki ağırlığı epeyce fazla. Dolayısıyla gerileme kaçınılmazdı.

ÜFE de ise daha büyük bir düşüş yaşandı. Ancak yıllık % 34'e yakın yükseliş, kira veya hizmet sözleşmelerini (ÜFE+TÜFE) / 2 olarak yapmış olanlar için ciddi bir yük oluşturuyor diyebilirim. Bu durum önümüzdeki dönem TÜFE'de düşüşü engelleyecek bir sonuç yaratacağı beklenebilir. Gerçekleşmiş enflasyon ile belirlenen yeni fiyatlar, gelecek dönem enflasyonun düşüşünü engeller. TCMB'nin enflasyon hedefini sürekli ıskalayan projeksiyonları sebebiyle, artık hedef enflasyon değil gerçekleşmiş enflasyon oranları daha fazla dikkate alınır hale geldi. Ekonomi yönetimi büyük ölçüde beklentilerin yönetimidir. Bunu unutmamak lazım.

"Enflasyonla mücadele nedir ?..."

Diğer taraftan Rahmetli Erdoğan Hoca'nın önemli bir tespitini de hatırlatmakta fayda görüyorum: "Enflasyonla mücadele, mal ve hizmet üretenlerin maliyetini düşürüp, onları makul fiyatlarla tüketicilerin karşısına çıkarmaktır" derdi. Buradan hareketle, mal ve hizmet üretenlerin maliyetlerini düşürecek hamleler yapmadan TÜFE'yi kalıcı olarak düşürmek mümkün değil. Çekirdek enflasyondaki direnç de bunu doğrular nitelikte. 

Döviz kurlarına gelince: Küresel Büyüme endişeleri sebebiyle önce gelişmekte olan ülkelerle başlayan set satışlar, gelişmiş piyasaları da etkisi altına aldı. Hatta Japon Yeni'nin değer kazanması da bu kapsamda incelenmeli. Negatif faizlerle kredi alanların başlattığı "carry trade" adı verilen aktif satın furyasının sonunu bu satışlar müjdeliyor.Faizlerin küresel olarak yükselişe geçmesi, küresel ekonomi için olumsuz beklentiler ve ABD Ekonomisi için sarf edilen olumsuz yorumlar endişeleri artıran etkenler.

Ancak, Türkiye bu gelişmenin içinde de negatif olarak ayrışıyor. Yani hisse senedi piyasasındaki satışlar ve ulusal paranın değer kaybetmesi diğer ülkelere göre daha sert şekilde gerçekleşiyor. Buna ek olarak yabancı basının "Ülkeden ayrılan Türkler" şeklinde haber yapmaları da, yatırımcıların teveccühünü azaltır nitelikte diyebilirim. Maalesef büyük sermayedarların başka ülkelerin vatandaşlığına geçiyor olmaları da bu negatif propagandaya katkı yapar nitelikte. 

 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

 

Eklenme Tarihi : 7.1.2019 07:38:28

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.