Geç olsun da güç olmasın...

Geç olsun da güç olmasın...

 

Dün başladığım yazı dizisine pazartesi devam edeceğim. Ancak haftanın son işlem gününde güncel gerçeklere değinmeyi uygun buldum. 

Seçimler yaklaştıkça, içerde ve dışarda tansiyonun yavaş yavaş yükselmekte olduğunu görüyorum. İttifak çalışmaları devam ederken, kredi kartı yapılandırmalarından futbol kulüplerinin borçlarına kadar her alanda ard arda kararlar alınıyor. 

Aslına bakılırsa, futbol kulüplerinin borç yapılandırılması hariç şu ana kadar atılan tüm adımları müteakip seferler yaz aylarında hem kamuoyuyla hem de yetkililerle paylaşmıştım. "Şimdi hepsinin ardı ardına açıklandığını görüyorum. Maalesef, o zamanlarda yapılsaydı çok daha isabetli olacaktı. Bugünkü şartlar, Temmuz ayına göre daha olumsuz. 

O tarihte seçimler geride kalmış, kabine kurulmuş ve yurt dışındaki yatırımcı algısı da henüz bugünkü gibi bozulmamıştı. Bu kadar geciktirilmesinin tek sebebi olabilir: 24 Haziran'dan hemen sonra Ankara yerel seçimlerin çalışmalarına doğrudan odaklanmış olmadı. Dolayısıyla şu an açıklanan her yenilik, seçimler için yatırımmış gibi anlaşılıyor. Halbuki  bu paketlerin hepsi geçen yılın Temmuz Ayında Ekonomi Yönetiminin elinin altında bulunuyordu.

Elbette, imkanların daha fazla olduğu bir dönemde bu yapılandırmaların başlaması daha makul olurdu. Ancak bu şartlarda da elimizden gelenin en iyisini yapmamız gerekiyor. Yalnız, kredi kartı yapılandırmasının prensipleri tam olarak anlaşılamadı. Biraz daha açıklayıcı olmak gerekiyor sanki.

"Diplomasi de ısınıyor..."

Suriye meselesinin de yavaş yavaş ısındığını görüyorum. ABD'de ekonomik yavaşlama ihtimali güçlenirken, Amerikan Hükümeti gündemi değiştirecek cüretkar bir adım atabilir diye endişeleniyorum. Pentagon-CIA ve Beyaz Saray arasındaki anlaşmazlığın giderek artmaya başladığı bu dönemde, Trump'ın bilgisi olmadan bir komplikasyon çıkması ihtimali de bulunuyor. Bir "Muavenet Zırhlısı" olayı daha yaşanması için azami dikkat göstermek gerekiyor.

Diğer taraftan, ABD ve Almanya ile ilgili ekonomik yavaşlama endişelerinin açıklanan rakamlarla beraber perçinlenmesi bu ülkelerin hem iç hem de dış siyasetinde giderek hırçınlaşmaları sonucunu doğurabilir gibi duruyor. İlerleyen günlerde bu gelişmeleri daha yakından incelememiz gerekecek gibi gözüküyor. 

Pazartesi günü "yeni ihracat vizyonu" yazısının ikinci bölümünde buluşmak üzere...

 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

 

Eklenme Tarihi : 11.1.2019 07:17:52

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.