…Ve Trump seçildi


Geçen hafta hatırlarsanız “Ya Trump seçilirse” başlıklı bir yazı kaleme almıştım sizler için. Sebebi de şuydu: “Ben ABD uzmanıyım, garanti Clinton seçilecek” diyerek kendini feda eden dostlarımıza bir uyarıda bulunmak ve bu sözlerden etkilenerek yatırım kararı alacak olanları durdurmaktı. Her şeyden önce bu seçimle alakalı olarak “çantada keklik” yorumu yapanların, ABD Seçim Sistemi ile ilgili derinlemesine bilgi sahibi olmadan konuştukları ortadaydı. Bir de bunun üzerine Trump’ın hal ve tavırlarından hoşlanmadığı için analizlerini “bulutlandıranlar” da mevcuttu. Ben kendi adıma bir kehanette bulunmadım. Sadece “acele etmeyin, iddiacı olmayın” diye uyardım. Hatta seçim günü katıldığım 3 canlı yayında da aynı sözleri sarf ettim. “Trump seçilebilir”. Ancak hayatı seçim anketleri olan bir üstadımız “açık ara Clinton alacak, göreceksiniz” diye bir iddia ortaya atmaktan geri kalmadı. Ben kendisine şöyle bir fırsat vermek istedim.


“Clinton kazanırsa açık ara, Trump kazanırsa az farkla mı olur?” şeklinde bir pas attım. Kendisi buna “Hayır, Trump’ın seçilmesi mümkün değil” diyerek topu doğrudan dışarıya vurdu. Program sabaha karşı 04:00 gibi bitti ve ben de Ankara uçağına binmek üzere yola çıktım. Uçak daha havalanmadan durum belli oldu. Trump’ın kazanması kesinleşti. Tabii Dolar/TL yeni rekorlara doğru yelken açtı. Gün içinde sakinleşti ama “Kim seçilirse seçilsin fark etmez TL değer kaybeder” şeklinde tekrarladığım tez doğrulanmış oldu. Eğer Clinton seçilseydi muamma az ama sıkıntı net olurdu. Trump seçilince muamma bol, sıkıntı ise kesin değil gibi. Trump’ın birçok konuda Türkiye’nin işine gelen bazı uygulamalara imza atabileceği söylenebilir. Mesela içinde Türkiye olmayan bir TTIP’i elinin tersiyle itmesi hoşumuza gider. Diğer taraftan FETÖ, PYD/YPG konularına farklı yaklaşıp Türkiye’yi kendine yakınlaştırabilir. Böylece piyasalar belki sakinleşir ama yıl sonuna kadar istikrar beklememek lazım. Hem Temsilciler Meclisi hem de Senato’da çoğunluğu olan Cumhuriyetçilerin bir de Beyaz Saray’ı elinde tutması oldukça önemli bir gelişme. Ancak bu durum Trump’ın istediği gibi at oynatacağı anlamına gelmez. ABD’de sistem farklı çalışır. Cumhuriyetçiler Trump’ın yenilmesiyle ciddi bir iç savaşa sürüklenecekken, toparlanıp Trump’ı partinin ve daha da önemlisi Amerikan Anayasası’nın kuruluş felsefesine yaklaştırabilirler. “Taç giyen baş ağırlaşır” dedik hep Trump’ın zafer konuşması ağırbaşlı sayılabilecek bir tondaydı. Hayırlısı olsun. Ulu Önder Atatürk’ü andığımız bu önemli günde, "gerçek lider nedir” diye bir kere daha farkına varmakta fayda var. Aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum.


Emre Alkin

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.