Beklentiler Bozuluyor: Düşük Büyüme-Yüksek Enflasyon Gerçeği..

Geçen hafta yapılan bir ankete göre Türkiye’nin ikinci çeyrekte % 3,4 üçüncü çeyrekte ise % 2,5 büyümesi bekleniyor. Ankete katılan ekonomistlerin büyüme tahmini yanında enflasyon tahminlerinde bulunduklarını görüyoruz.

Katılımcılar 2022 yılının büyüme tahminini % 3 gibi mütevazı bir oranda ifade etmişler, 2023 büyüme tahminini de % 3,4 olarak öngörmüşler. Bu bahsedilenler benim sıklıkla ifade ettiğim “düşük büyüme-yüksek enflasyon” riskinin altını çiziyor. Bir önceki ankette beklentiler daha yüksek gerçekleşmişti.

Yine aynı ankette 2022 ve 2023 yılı için enflasyon beklentileri seslendirilmiş. Son ankette 2022 için enflasyon tahmini bir önceki tahmin olan % 43,7’den % 55,7’ye yükselmiş, 2023 için de % 19,2’den % 21,8’e şeklinde yükseliş olmuş. Çeşitli sunumlarda aşağı yukarı aynı seviyeleri seslendiriyorum, ancak enflasyonda bu yıl patikadan sertçe çıkma ihtimalimiz hala var.

“Riskler Artarken Fiyatlar Artıyor, Tedarik Zorlaşıyor…”

Ankete katılan ekonomistler, Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan gerginliğin petrol başta olmak üzere emtia fiyatlarında artışı körüklediğini, enflasyonu yükselttiğini ve tedarikle ilgili riskleri artırdığını söylüyorlar. Bu durumda talep enflasyonu olmamasına rağmen ÜFE-TÜFE arasındaki bağlantı sebebiyle tüketici fiyatlarının zirveleri zorlayacağı, piyasa faizlerinin de aynı bağlamda yükseleceğini ya da en azından yüksek kalacağını söyleyebiliriz.

Aslına bakılırsa, “konuşulması gerçekleşmesinden beter” dediğimiz bir gelişmenin içindeyiz. Herkes böyle beklediği sürece ne enflasyon ne de faizlerde düşüş kısa vadede gerçekleşmez. Bu algının kırılması için mücadele etmemiz gerekiyor.

Prof. Dr. Emre Alkin

Ara