Dış Ticaret Hadlerine Dikkat !..

Dün Mahfi Eğilmez Hoca sosyal medyada bahsedince altını bir kez daha çizmemiz gereken bir gelişmenin kısa analizini yapma gereği duydum.

Dış Ticaret Hadlerini takip etmek alışkanlığımdır. İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan Dış Ticaret Hadleri bize gösteriyor ki ucuza satıp pahalıya satın alıyoruz.

Son açıklanan veri gösteriyor ki 2021 yılı Ocak ayında 97,5 olarak elde edilmiş olan dış ticaret haddi, 24,7 puan azalarak, Ocak ayında 72,8 olmuş. Bu veri 100’den yukarıda olduğunda ihracat birim değeri ithalat birim değerinden fazla oluyor. Yani ülkenin lehine bir durum oluşuyor. Geride bıraktığımız 10 yıl içinde sadece 2016 ve 2020 ‘de Dış Ticaret Hadleri 100 seviyesinin üzerine çıkmış.

“Bu Gidişle Cari Açık Kronikleşecek..”

İlginçtir ihracat miktarı ve değeri artarken, ithalat miktar endeksi neredeyse ihracat kadar yükselmiş, değer endeksi ise ihracata göre 30 puan fazla artmış. Yani ithal malı artışı değil ithalat fiyatları dengeyi bozuyor. Türkiye’nin ihracatının büyük kısmı nihai ürün kategorisinde, ithalatı ise büyük çoğunlukla hammade-aramalı-yatırım malı. Yani ithalatın fiyat esnekliği yok, fiyat ne olursa olsun almak durumundayız ama ihracatta durum böyle değil. Nihai malın alıcıları nazlanabiliyorlar. Dolayısıyla fiyat kırmak zorunlu hale geliyor.

Bunun tek çözümü ara mal ithalatını yerli üretimle ikame etmek. Ancak, Türkiye’deki ara malı üreticileri rekabetten hoşlanmıyorlar. Tüm nihai mal üreticilerini kendilerine mahkum hale getirmek isteyenler de var. Bu durum artık sürdürülemez.

Mutlaka ara malı üretimini ülkede ayağa kaldıracak ve çeşitlendirecek bir tasarımı ortaya koymamız gerekiyor. Böylelikle daha az döviz ihtiyacı yaşayıp, tedarik imkanımızı güçlendirebiliriz.

Prof. Dr. Emre Alkin

Ara