Faiz Kararında Sonra…

Faiz Kararında Sonra…

Merkez Bankası beklediğimiz gibi karar verdi. Ancak hemen arkasından bu zamana kadar alınmış bazı önlemlerle alakalı değişiklikler yapacağı duyuruldu. Mesela KKM ‘ye Zorunlu Karşılık getirilmesi ilk başta Bankalardan TCMB’ye kaynak aktarımı anlamına geliyor. Ancak bu uygulama devam ettikçe bankaların KKM yapma konusunda isteksizleşeceği söylenebilir.

Son zamanlarda KKM ‘ye teklif edilen faiz oranlarının % 35-40 bandından % 24-30 bandına inmesi bankaların düşük faizle mevduat toplayıp, kur farkı yükünü TCMB’ye bırakmaya karar vermiş olduklarını gösteriyordu. Merkez Bankasının bu gelişmeyi görüp zorunlu karşılık için hazırlık yapmış olmasını yadırgamıyorum. KKM farklarının Hazineden Merkez Bankasına devredilmiş olmasının da yardımıyla, bu enstrümanın gözden düşürülmeye çalışılması beklenebilir. Ancak KKM ‘nin ulaştığı hacim kolay kolay erimesini mümkün kılmıyor. Ancak bugünden itibaren KKM ‘nin artış hızını yavaşlatmak için önemli bir hamle yapıldığını söyleyebilirim.

Bundan sonra ya TL Mevduat ya da DTH ‘lara teveccüh edilmesi, yani ekonominin eski şartlarına geri dönülmesi için adımlar atılacağını tahmin ediyorum. Döviz kurlarında hafta başındaki sert yükselişin üzerine başka bir hareket yaşanmadığına göre, piyasa bu kararlara olumsuz tepki vermemiş gözüküyor. Yine de normale dönmek için atılması gereken çok adım var. TCMB Başkanı Erkan’ın genel stratejiyi değiştirme gücü olmasa da, taktik hamlelerle iyileştirmeler yapmaya çalıştığı söylenebilir. Rezervlerin artırılması ve para politikası enstrümanları arasında ayrımcılık yapılmadan hepsine eşit mesafede durulması, politika faizlerinin dikkatli şekilde artırılması doğru bir taktik.

Ancak ana stratejide henüz bir değişiklik olduğunu görmüyoruz. Kamu açıklarını az harcayarak değil daha fazla vergi toplayarak azaltma ama devleti genişletmeye devam etme politikası devam ediyor. Pek yakında konut ve inşaat ile alakalı kampanyaların tekrar başlayacağını düşünüyorum. Çünkü uygulanan siyasetin itici gücü bu. Kaynak bulunduğu andan itibaren başlayacak mega projeler de hakeza, sırada. Yerel seçimler öncesinde Merkez Bankası’nın adımları ana stratejinin yan etkilerini azaltma niteliğindeki çabalar olarak adlandırılabilir.

Sonuç olarak, Temmuz Ayı enflasyonu açıklandığında Merkez Bankası’nın karar metninde belirtilen bir çok ifade boşa düşecek gibi gözüküyor. Eğer hesaplamalarımızla TÜİK’in endeksi örtüşürse rekor bir aylık enflasyon ile karşı karşıya kalacağız. Bundan sonra baz etkisi de yardım etmeyeceği için, yıl sonunda yine % 50’den az olmayan bir TÜFE bizi bekliyor olabilir. Tabii, TÜİK hepimizi şaşırtmaz ise.

Prof. Dr. Emre Alkin

 

Ara