Fiyatlar Yükselirken Yönümüzü Kaybetmeyelim..

Geçen hafta, bir röportaj için gelen gazeteci bana şunu sordu: “50 TL eski değerine ne zaman kavuşacak ?”. Ben de cevap verdim: “Hiçbir zaman..” Aynı parayla aynı miktarda malı satın alamayız artık. Sıfır atarsak belki.

Şaka bir yana, Türkiye gibi ülkelerde bazı dinlenme dönemleri hariç fiyatlar sürekli yukarı gider. Fiyatlar bir daha geriye gelmeyeceği için, gelirlerin yükselmesinden başka çare kalmıyor. Yani hiç bir restoran ya da kafede veya hiçbir otelde “çok şükür fiyatlar 2 yıl öncesi seviyesine gelmiş” demeyeceğiz. Anlatacağım gelişme bunları doğrular nitelikte.

TÜİK Mart ayına ilişkin yurt dışı üretici fiyat endeksini yayımladı. Anlaşılıyor ki Mart ayında % 7,29 ‘luk bir artış gerçekleşmiş ve yıllık bazda yükseliş %105,82 olarak tescillenmiş. En yüksek artış yıllık bazda % 240,52 ile kok ve rafine petrol ürünlerinde gözüküyor. Aylık enerji artışı ise % 29,3 olarak başı çekiyor. Ana metaller yıllık bazda % 147,57, kimyasallar ve kimyasal ürünler % 123,21 fiyat yükselişi yaşamış. İthalat faturamızın nasıl arttığına dair bir başka gelişme olarak kaydediyorum.

Diğer taraftan ara malında % 122,84, dayanıklı tüketim malında % 95,55, dayanıksız tüketim malında % 87,04, sermaye malında % 87,08 artış kaydedilmiş. En az artış gösterenler de moral vermiyor: Giyim eşyası % 70,63, yüksek ithalat oranı bulunan tütün ürünlerinde % 79,35 artış var.

Aslında AB’de de ÜFE yükselişleri devam ediyor. Mart ayında Almanya’da ÜFE yıllık % 30,9 artış göstermiş. Hem aylık hem de yıllık bazda beklentilerin üzerinde açıklanmış rakamlar. Enerji ve emtiada fiyat artışı devam ettiği sürece enflasyonun düşmesi gecikecek.

“Emtia Rallisi Devam Ettikçe İşimiz Zor..”

Petrol Fiyatları geçen yıl bu zamanlarda 60 Dolar civarındaydı, bugün 110 Doları geçmeye çalışıyor. Benzer şekilde pamuk fiyatları aynı dönemde iki katına çıkmış durumda. Taşımacılık göstergesi olan Baltık Kuru Yük Endeksi biraz sakinleşmiş durumda olsa da, 2020’ye göre 4 kat yukarıda. Gerçi 10 kat yukarıdaydı, onu da söylemem gerekiyor.

Hepimizin keyfi olan kahvenin fiyatı emtia piyasasında 2020 ‘ye göre iki kat artış var; kakao nispeten daha sakin bir seyirde. Sanayi için önemli bir emtia olan gümüş 2020’ye göre iki katı yüksek fiyatla işlem görürken, nikel geçen yıla göre iki kat yüksek şekilde fiyatlanıyor.

İnsanlar fiyatlara bir süre sonra alıştığı için, izafiyeti kaybetmemek adına bu gelişmeleri paylaşmak istedim. Tüm bunların nihai ürün ve hizmetlere er yada geç yansıyacağını biliyoruz. Sadece bugünkü fiyatlarla bile enflasyonun yıl sonuna kadar % 40’ın altına düşmesinin giderek imkansızlaştığını söylemek falcılık olmaz sanıyorum.

Prof. Dr. Emre Alkin

Ara