Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok !..

Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok !..

Hafta başında özel bankalarla yaptığım temaslar neticesinde mevduat faizlerinde geçen haftaya göre 10 puan civarında düşüş olduğunu gördüm. Hem KKM hem de vadeli mevduatta Merkez Bankası’nın kararı öncesindeki düşüş bence bankacıların faiz kararı için pozisyon aldığını gösteriyor. Diğer taraftan TL/Döviz Mevduatı oranlarında geçen hafta başındaki 3 puanlık rahatlamanın etkisini de hesaba katmak gerekiyor diye düşünüyorum.

Bu arada KKM konusunda yüksek faiz veren bankaların, “zaten döviz kuru farkını hazine veriyor, yüksek faiz vermeye gerek yok” demiş olmaları da mümkün. Mevduatın maliyeti arttıkça krediden kazanç imkanı kalmadığı için bankalar adına makul bir adım olarak söylenebilir. Her zaman söylediğimiz gibi bankalar yüksek faiz ortamında değil düşük faiz ortamında daha fazla para kazanırlar. Onları zorlayan bir mevzuat maddesi yok ise mevduat faizlerini yükseltmeleri için de herhangi bir sebep yoktur diyebiliriz.

Anladığım kadarıyla KKM enstrümanı faiz seviyesinin “yeterli”, döviz kurlarının da “burada durur” diye tarif edilen yere kadar geçerli olacak. Bu seviye ya da tarih Merkez Bankası’nın attığı adımlar ve enflasyon-büyüme-cari açık-bütçe açığı gibi makro değişkenlerdeki seyre göre yakınlaşacak ya da uzaklaşacak. Tecrübeye dayanarak söylüyorum ki, KKM’ nin biteceği tarihe daha uzunca bir süre var. Döviz kurlarının hala altında ateş yanıyor.

Bu arada hem bütçe açığında hem de kısa vadeli yabancı para cinsinden borçlanmada yeni rekorlar kırdığımızı görüyoruz. Bundan 3 yıl önce yani 2020’de 139 Milyar Dolara kadar düşen dış borcun 207 Milyar Dolara yükseldiği, yılın ilk yarısında da bütçenin yarım trilyon lira civarında açık verdiği açıklandı. Faiz ödemeleri hariç açık ise 208 Milyar TL civarında. Bu da gösteriyor ki faiz ve dövizin üzerindeki baskı kolay kolay azalmayacak.

Merkez Bankasının bu şartlar altında, hele ki hızla yükselmiş vergiler ışığında % 20’den daha yüksek bir seviyeye faizleri yükseltmesinin zor olduğuna dair inancım pekişmeye başladı. Hatta bunu bile yapmadan % 18’e yükseltmekle yetinebilir.

Prof. Dr. Emre Alkin

 

Ara