Merkez Bankası Ne Diyor? Ne Demek İstiyor?

Merkez Bankası faizle alakalı beklenen kararı geçen hafta verdi. Çok meraklı olduğu faiz düşürme için elindeki son fırsatı kullanmadı diyebilirim. Döviz kurlarındaki seyrin kırılganlığı, yükselen enerji fiyatları, enflasyon ve piyasa faizleri gerçeği çerçevesinde verdiği bu kararın ardından yapılan açıklamaya da bir göz gezdirdim.

Her şeyden önce TCMB’nin Politika Faizlerinin Parasal Uygulamalarda etkisi devam ediyormuş gibi davrandığı gözüküyor. Ayrıca, metinde enflasyon yükselişinin “ekonominin temelleri ile alakalı olmayan” sebeplere dayandığı söylenmiş. Yani Hazine ve Maliye Bakanı Nebati’ nin Londra’da yabancı yatırımcılara söylediği “enflasyon sizlerin anlayamayacağı kültürel sebeplerden kaynaklanıyor” cümlesi güçlendirilmiş gibi.

Bundan başka 2022’de cari fazla vereceğimiz iddia edilmiş. Cari Açıktaki yapısal durum böyle bir gelişmenin ancak ve ancak büyümenin yavaşlaması sayesinde ortaya çıkabileceğini gösteriyor. Ancak enerji fiyatları dolu dizgin artmaya devam ederse, bu beklentinin yavaşlayan büyümeye rağmen de gerçekleşmesi zorlaşır. Dolayısıyla uygulanan para politikasını “cari fazla veren ekonomi modeli” olarak kurgulamak bu açıdan kestirmecilik olmuş diyebilirim.

“Enflasyonla Mücadele Nasıl Olacak ?…”

Merkez Bankası’nın enflasyonu kültürel sebepler haricinde, baz etkisine bağladığı da açıklama metninden anlaşılıyor. Bu durumda enflasyonla mücadele için nihai malları satanları denetlemek haricinde başka yöntem uygulanmayacağı gözükmekte. Yurt Dışındaki fiyatların düşmesini ve baz etkisinin azalmasını bekleyeceğiz.

Sürekli “kalıcı liralaşma” vurgusu da yapılmış. Bunun için Merkez Bankası’nın açıklamaları yeterli gelmeyecek elbette. Politika faizlerini düşürüp burada tutmak, swap imkanlarıyla oluşmuş rezervlerden satarak dövizi sakinleştirmeye çalışmak, piyasa faizlerini yükselişine ses çıkarmamak “kalıcı liralaşma” hedefini zorlar nitelikte.

Tekrar etmekte fayda var: Merkez Bankası’nın bu seferlik pas geçmesi, Mart Ayındaki Fed toplantısına kadar durumu idare etmesini sağlayabilir ama, kalıcı çözüm olamaz. İster istemez politika faizlerinin yükseleceğini görebiliyoruz. Politika faizlerinin yükselmesi aslında piyasa faizlerinin düşmesi sonucunu da yaratabilir. Bu yükselişin Politika Faizlerinin “anlamlı hale gelmesine kadar” yapılması, önümüzdeki dönem için büyük önem arz ediyor desem yanlış olmaz.

Prof. Dr. Emre Alkin

Ara