Merkez Bankası Ne Yapa(maya)cak ?…

Merkez Bankası Ne Yapa(maya)cak ?…

Doğrudur, TCMB’nin muhtemel faiz artışı ile ilgili çeşitli senaryolar var:

Bazıları Merkez Bankasının faizleri % 24 seviyesine çekeceğini söylüyor. Bu seviyeyi nasıl tespit ettiklerini tam bilemiyorum ancak şu anki seviyenin neredeyse 3 katına yakın bir faiz artışının imkan dahilinde olduğunu düşünmüyorum.

Diğer taraftan Merkez Bankası’nın faizleri doğrudan % 20 seviyesine çıkaracağını söyleyenler de var. Ancak bu da 1000 baz puandan daha fazla bir artış anlamına geliyor ki, ihtimal vermiyorum. Açıkçası Ankara’ya yakın kaynaklar “Hocam % 13.5 ile %18 arasında bir politika faizi açıklanır, kimse daha fazlasına cesaret edemez, cesaret de veremez” şeklinde ifade ettiler durumu.

Moody’s bile kredi notu açıklaması yapmadı ve 22 haziran’daki kararı beklediklerini bu şekilde göstermiş oldu. Eğer beklenenden daha düşük bir faiz artışı gelirse, kredi notunun düşürülmesi gündeme gelecek. Halbuki şu anki şartlarda politika faizlerinin sert şekilde yükseltilmesi büyümeyi tehlikeye atarken enflasyonun düşürülmesini garanti altına almayacak.

“Basın Metni Doğru Düzgün Yazılmalı..”

Dolayısıyla TCMB, iki tarafı keskin bir bıçak gibi, ne karar alırsa alsın mutlaka bir başka riski göze almak zorunda kalacak. Faizi az yükseltirse kredi notunda olumsuz gelişmeler olacak, faizi sert şekilde yükseltirse büyümeyi tehlikeye atarak yaklaşan erken seçimler öncesinde siyaseti kızdıracak. Eğer “ne karar alalım sence” diye sorsalardı, Merkez Bankasının ilk etapta 500 baz puanlık bir artış yaparak kredi notu kırılmasını göze almasını, ancak “gerekirse adım adım artırmaya devam ederim” mesajı vererek piyasalara güven vermenin daha uygun olacağını söylerdim.

Karar sonrasındaki açıklama metninin yabancı dilden doğrudan doğruya tercüme edilmiş basmakalıp cümleler içermesi yerine, gayet net ve rahat anlaşılır bir dille bundan sonraki adımların ne olacağını anlatırdım. Bundan başka yapılacak bir iş yok. Döviz Rezervleri ve kamu açığının durumu ortadayken, cüretkar adımlar atmak yerine ölçülü ama net adımlar atmak en mantıklı davranış olacaktır diye düşünüyorum.

Prof. Dr. Emre Alkin

Ara