Merkez Bankası ve Asli Görevi.. 

Merkez Bankası ve Asli Görevi.. 

Sosyal Medyada artık liste başı konulardan bir tanesi Dolar/TL’nin 27 seviyesini geçmemesi için Merkez Bankası’nın verdiği çaba olmakta. Bu konuda hangi yönetim gelirse gelsin TCMB’nin içinde yerleşmiş bir davranış biçimi oluştuğunu söyleyebilirim.

Yıllar önce bir Merkez Bankası Başkanına benzer bir uyarıda bulunmuştum. Sürekli Merkez Bankası kanunun şu maddesini tekrar ediyordu: “TCMB ‘nin temel görevi fiyat istikrarıdır”. Ben de kendisine “yetkiniz olmayan bir alanda sorumluluk almışsınız” diye cevap veriyordum. Çünkü ne tarımsal malların fiyat artışından ne de otomobil fiyatlarından Merkez Bankası sorumlu. Ayrıca yükselen fiyatları sadece faizleri yükselterek durdurmayı düşünmek en hafif ifadeyle hayalperestliktir.

Buna rağmen para arzı ve talebi arasındaki dengeden oluşan faizi rahat bırakmadığımız zaman ulusal paranın kendi değerini bulmasını önlediğimizi, bunun yan etkisi olarak fiyat istikrarının bozulduğunu defalarca tecrübe ettik. Bu sebeple bugünkü Merkez Bankası yönetimi politika faizlerini olması gereken yere çekemediği için, döviz kurlarının fiyatlara yansımasını önlemek için ümitsiz bir uğraş veriyor. Hem de olmayan rezervlerle.

Her zaman söylediğim gibi, faiz ve dövizin kendi değerini bulması için piyasaları özgür bırakmak belki kısa vadede endişe dolu anlar yaşatabilir ama önünde sonunda arz-talep dengesi ile sakinleşecek ortamın nimetleri için bu külfete katlanmaya değer. Fakat buna fırsat vermek istemiyoruz nedense. Döviz kurlarını olması gerekenden düşük tutarak dalgalı kurun nimetlerinden faydalanmaktan mahrum oluyoruz. Yani döviz yükselip sakinleştiğinde “artık buradan almam” ya da “artık buradan satarım” refleksini önlüyoruz. Bu denemenin maliyeti neredeyse 200 milyar doları bulacak.

Tabii, TCMB’de bu ümitsiz çabayı veren arkadaşlar, biz bunları söyleyince mutlaka kırılıyorlardır ama bu durum verimsiz fabrikasını çalıştırmaya ısrar eden iş insanlarının haline benziyor. Sürekli zarar ediyor ama başka bir çözüm olduğuna inanmadığı için hem kendini, hem çalışanları, hem tedarikçileri hem de müşterileri felakete sürüklüyor. Böyle insanları yanlış bir iş yaptıklarına inandırmak oldukça zor.

Bu strateji daha ne kadar devam edecek bilemiyoruz tabii. Ancak, kötü bir stratejiyi taktik hamlelerle düzeltmek imkansızdır onu biliyoruz. Dolayısıyla faiz, döviz ve enflasyon konusunda bir seçimden diğerine doğru giden yolda olumlu beklentilerim olmadığını tekrar etmek zorundayım.

Prof. Dr. Emre Alkin

Ara