Politika Faizi-Piyasa Faizi İlişkisi…

Rusya-Ukrayna meselesine yarın bir daha bakacağım. Bugün kendi meselemiz ile ilgili yazdım. Enflasyon ile politika faizi arasındaki makas açıldıkça, piyasadaki faizlerin yükselmesi elbette kaçınılmaz oluyor.

2021 yılının ocak ayında TÜFE % 14.97 iken Merkez Bankası Ortalama Fonlama Faizi % 17 civarında imiş. TÜFE adım adım yükselirken TCMB Fonlama Faizi % 19 lara gelmiş. Ancak yaz aylarından itibaren enflasyon yükselmeye devam ederken, Merkez Bankası faizleri düşürme yoluna gitmiş. Buraya kadar zaten bildiğimiz gelişmeler.

Ancak şu detay gözden kaçıyor ya da görmezden geliniyor. Enflasyon yükselirken, politika faizi ve AOFM’nin düşürülmesi beklenenin tersine, piyasadaki faizlerin yükselmesine yol açtı. Yani Merkez Bankasının finans kurumlarına ucuz kaynak sağlama maksadıyla başlattığı kampanya beklenmedik şekilde mevduat ve kredi faizlerinin yükselmesine yol açtı. Dün şahit olduğum bir hadise meselenin boyutunu gösteriyor.

Bir tanıdığım vade sonu geldiği için çözülen ve otomatik olarak bağlanan mevduatına % 15 faiz verilmesinden hoşlanmadı ve müşteri temsilcisine telefon açarak, “bu faizi kabul etmiyorum” dedi. Bundan bir yıl önce tatminkar seviyede olan % 15 seviyesinin mudiler tarafından kabul edilmediği görülüyor. Kendisine ne beklediğini sorduğumda “geçen ay % 19 ile bağladım” diye cevap aldım. Ancak bankaların son bir ayda mevduat faizlerini düşürdüğü biliniyor. Şimdi basit bir hesap yapalım:

“Makasın Kapanması İsteniyorsa…”

Bir banka % 15-16 ile mevduat kabul ediyorsa, bunun üzerine 3-3.5 puan civarındaki performanssız kredileri, bir de 1,50-2.00 puan civarındaki faaliyet giderlerini eklediğimizde, % 20 ile kredi vermesi lazım ki bir anlamı olsun. Elbette bu oranın üzerine bir de firmanın riskine göre puanlar ekleniyor. Demek ki kredi faizlerinin % 23 ile % 30 arasında olması doğal. Banka harici finans kurumlarında ise % 35-40 civarında faizler olduğunu duyuyoruz. Doğal olarak firmalar kısa vadeli fonlama yaparak, geleceği tehlikeye atmak istemiyorlar.

Çok daha düşük faizler telaffuz edenlerin ise kredi vermedikleri, bu oranları pazarlama amacıyla sergiledikleri anlaşılıyor. Kaynak yoksa bu düşük oranlar bırakın referans olmayı, tavsiye niteliğine bile kavuşmuyor.

Paranın fiyatını zorla ucuzlatma serüveninin maalesef istenen etkiyi yapmadığı, AOFM’yi yükselterek piyasa faizlerinin düşeceğini kabul etmemiz gerekiyor. Merkez Bankası piyasaya yaklaştıkça, piyasa da ona yaklaşacaktır. Şu anki modelle devam edilirse, son faiz kararından sonraki enflasyon ve cari açık konusundaki saptamalar havada kalacak.

Prof. Dr. Emre Alkin

Ara