Dijitalleşme kaçınılmaz, en iyisi keyif almaya bakmak...

Dijitalleşme kaçınılmaz, en iyisi keyif almaya bakmak...

Dünya Mobil Teknolojiler Kongresi için Barselona'dayım. Günlük rutinden biraz kopup, dünyanın gelecekte nasıl olacağına dair tartışmaları izlemek oldukça iyi geldi diyebilirim. Sabah itibarıyla başlayan toplantı maratonu güneş batana kadar devam etti. Barselona'da havanın beklenenden iyi olması ayrıca bir şanstı. Bunu da ifade etmeliyim.

Pazar sabahı katıldığımız basın toplantısında, şirketlerin 21. yüzyılda insan kaynakları politikaları ve "yetenek yönetimi" adına yapmaları gerekenler parantezinde tartışmalara şahit olduk. "Yapılan işe anlam katmak" belki de en akılda kalıcı başlık oldu. Yine de Yapay Zeka'nın iş dünyasına egemen olmasıyla beraber, birçok kişinin işini kaybedeceği konusundaki kaygılar yatışmadı. 

Ben konuyu başka bir açıdan ele alıp şu soruyu sordum: "Küresel Şirketlerin giderek daha fazla dijitalleşmeleri, karar alma mekanizmalarına bir yenilik getirdi mi ?". Açıkçası bu sorunun cevabını tam olarak alamadım. Kendi tecrübelerime göre, ne kadar yüksek teknoloji kullanılırsa kullanılsın küresel şirketlerin karar alma mekanizmaları hala karışık bir hiyerarşiyle çalışıyor. Elbette "şu ana kadar bir sorun çıkmadıysa dert etmeye gerek yok" da denebilir. Ancak, dijitalleşmeye rağmen azalmayan bürokrasi sebebiyle kaçırılan fırsatları ölçecek bir yüksek teknoloji ürünü olsaydı, belki de çok şaşırtıcı sonuçlara ulaşabilirdik.

"Yoksulluğu azaltan dijital dönüşüm..."

Öğleden sonra, video dünyasının teknolojik dünyaya kazandırdığı ek katma değerler, 5G'nin potansiyelleri ve bazı ülkelerin bakanlarının katıldığı Dijital Dönüşümle serbest kalacak katma değer üzerine eşanlı üç oturum gerçekleştirildi. Hepsine tek tek girerek not almaya çalıştım. 

Giderek yaklaşan 5G dünyası ile ilgili gerçekleştirilen sunumlar benim gibi bir son kullanıcı için oldukça teknik idi. Çeşitli ülkelerin Bakanlarının katıldığı söyleşi ilham verici olmasa da bilgi vericiydi. Özellikle Dünya Bankası Temsilcisinin verdiği rakamları iddialı ve etkileyici buldum. Dünya Bankası'nın dijital dönüşüm için sarf ettiği çabalarla 2030 yılında 2.2 trilyon dolar Milli Gelir, 140 milyon istihdam yaratılacak şeklinde öngörülüyor. Bu arada 160 Milyon kişinin de sefaletten kurtulması bekleniyor. Video dünyası ile ilgili çalışma en az kişinin katıldığı ama bana göre en ilgi çekici forumdu diyebilirim.

Kapanışa doğru yapılan medya oturumunda ise, dijital teknolojik dönüşümün ülkeleri, sektörleri ve insanları nasıl değiştireceği üzerine oldukça hararetli konuşmalar gerçekleştirildi. Ben "Finansal Sektör mecburiyetler haricinde, kendini dijital dünyaya hazırlamak için çaba sarf ediyor mu ?" diye sordum. Aldığım cevap "bankaların çoğu kaçınılmaz değişimin farkında" oldu. İkinci sorum ise "dijital dönüşüm için fiber optik kablo olmazsa olmaz mı ?" şeklindeydi. Buna da "mikro dalga teknolojisi fiber optik kablonun olmadığı yerlerde yeterli bir çözüm olabilir" şeklinde cevap verildi. Kesintisizlik konusunda Endüstri 4.0 'ın zorlayıcı şartlarını bildiğimden, aldığım cevabı tam olarak benimseyemediğimi ifade etmeliyim. Yine de bir B Planı olması içimi rahatlattı.

Özetle, MWC 2018 'e böyle başladık. Perşembe'ye kadar kongreden notlarımı iletmeye devam edeceğim. 

 
Prof. Dr. Emre Alkin
 
 
 

Eklenme Tarihi : 26.2.2018 07:53:39

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.