Diplomatik ısınma başladı...

Diplomatik ısınma başladı...

 

Afrin'deki harekatın 1. yıldönümünde dış siyaset ve ekonomi politikası uzmanlarına danışarak  elde ettiğim bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum. Şu an diplomatik anlamında Türkiye'nin en önemli 3 meselesi bulunmakta. Suriye, Doğu Akdeniz ve Brexit Meselesi

Geçen hafta naklen seyrettiğimiz, Brexit oylamasının neticesinde, Gümrük Birliğinin seyri artık kuşkulu hale geldi. Başbakan May yaşadığı hezimetten sonra güvenoyu alsa da, İşçi Partisinin erken seçim konusundaki ısrarı devam etmekte. Ufukta erken seçim gözüküyor.  İngiltere AB'den çıkamadığı için, AB'deki karar alma mekanizmaları karışmış durumda. Bu konuda Prof. Dr. Çağrı Erhan'ın Türkiye gazetesindeki yazılarını takip etmenizi öneriyorum. Fikirlerin havada uçuştuğu bir dönemde, doğru yolu bulmanıza yardımcı olacaktır. 

Bu arada Fransa'daki "sarı yelekliler" eylemleri, Hollanda’ya sıçramış durumda. Hem Brexit süreci hem de AB Ülkelerindeki olumsuz gelişmeler, Türkiye’nin dış ticareti için olumlu sonuç vermeyecek gibi gözüküyor. Uzmanlar bu durumun Turizm için negatif anlam taşıdığını söylüyorlar. 

Doğu Akdeniz'de sıkıntı bir süreç bizleri beliyor. Geçen hafta Filistin'in bile katıldığı ama Türkiye'nin davet edilmediği bir zirve yapıldı. Buna misilleme olarak, Türkiye'nin Mart ayında Doğu Akdeniz'de planlı tatbikat yapacağı söyleniyor. Türk Donanmasının zaten bir kısmı hali hazırda bölgede bulunuyor. Bu gelişme de, Turizm ve Ticaret açısından sıkıntı yaşatabilir.

"Doğru analiz yapan uzmanları takip edin.."

Dün, Afrin'de bulunan gazeteci Metehan Demir ile görüntülü bir telefon bağlantısı yaptım. Metehan Demir, bölgenin kontrol altında olduğunu ve diğer ayrıntıları geleneksel soğukkanlı haliyle anlattı. 
"ABD'nin belirttiği 20 mil (32 km) derinlik belli. Fakat 465 kilometre uzunluğundaki bir bölgeden bahsediyoruz. Buradaki askeri varlığın hacmi, kontrol için yeterli değil. Ayrıca, ABD’nin çekeceği asker sayısı sadece 2200 olduğu için, bu konunun abartılmaması gerekiyor. Bundan başka, Fransızların da bölgede 200 askeri var. 
Askeri olmasa da, uçak gemileri ve üslerin yardımıyla Amerika’nın Suriye’ye müdahale hızı 7 dk civarında." 

Söylediklerinden çıkardığın anlam şu: Asker sayısı üzerine yapılan konuşmalar büyük ölçüde bilgi eksikliği içeriyor. Tecrübeli bir askeri uzman olduğu için söylediklerine kulak verdim. 

Tüm bunlar olup biterken, Türkiye ne kadar ABD’ye yaklaşırsa Rusya’ya da o kadar yaklaşıyor gibi gözüküyor. Zor bir diplomasi olsa da şu ana kadar çalıştı gibi. Ancak bunun kırılma noktası var elbette. Dikkatli olmak lazım. ABD gibi, Rusya’nın da PKK ve YPG’ye destek verdiği gözüküyor.

Münbiç’teki patlamadan sonra Türkiye’ye karşı bir benzerinin yapılacağına dair intibalar ve çekinceler bulunmakta. Ayrıca, Fransa'nın bölgede giderek etkinleşmesi olasılık dahilinde. 

Sonuç olarak, yerel seçimler öncesinde yukarıda saydığım üç gelişme hem ekonomik hem de diplomatik olarak sıkıntılar yaratabilecek gibi gözüküyor. Özellikle firma sahipleri ve profesyonel yöneticilerin bu senaryolara bakması ve gerçekten doğru analizler yapan uzmanları takip etmesi en uygun davranış olacak gibi gözüküyor. 

 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

 

Eklenme Tarihi : 21.1.2019 07:31:28

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.