TİM Raporu ve Geleceğimiz...

TİM Raporu ve Geleceğimiz...

 

Dünya, giderek daha gergin bir sürece girerken hem sıcak çatışma hem de ekonomik yavaşlama endişeleri yükseliyor. Böyle bir konjonktürde, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin'in bir araya geldiği görüşmenin ajandasını tahmin etmek çok zor değil. Masada güvenlikten ekonomiye, enerjiden ittifaka kadar tüm ayrıntılar mevcut sanıyorum.

Cuma günü görüşme ile ilgili ayrıntıları analiz edeceğiz ama bu sabah sizlere Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin hafta başında açıkladığı "2019 İhracat Raporu" içinden bazı önemli cümleler paylaşmak ve yorumlamak istiyorum. Bugüne kadar kamu tüzel kişiliğine haiz meslek kuruluşlarının birçok rapor yayınladığını gördüm. Ancak TİM'in raporu kadar küresel, bölgesel ve ulusal beklentileri, görevleri ve senaryoları içeren, içinde matematiksel ispat ve hesaplamalar olan bir rapor görmedim. Hem Başkan İsmail Gülle'yi, Genel Sekreter Kerem Alkin Hoca ve ekibini, hem de raporda emeği geçen diplomasi, siyaset, güvenlik, ekonomi danışmanlarını tebrik ediyorum. 

Her şeyden önce, Dünya ekonomisindeki büyümenin yavaşlamasına ve küresel talep artışındaki zayıflamaya bağlı olarak, emtia fiyatlarında durağanlık oluşması ihtimali mevcut. Ayrıca, petrol arzında azalmanın sürmesi ve talep artışının zayıflaması ana senaryosu içinde petrol fiyatlarının da 50-70 dolar arasında dalgalanması beklenmeli.Bu durum belki kötü haber gibi intiba veriyor ama enflasyon konusunda baskıların azalacağını da müjdeliyor diyebilirim. 2019 yılında ABD, AB ve Çin’deki ekonomik büyümenin yavaşlayarak süreceği ve bu nedenle dünya ekonomisi büyümesini de aşağı çekecekleri beklenmekte. Daha önceki raporlarımda ABD'de resesyon beklentisinin gözle görülür şekilde arttığından bahsetmiştim.  

2019 yılında ABD Merkez Bankası faiz artışlarını sürdürecek olmakla birlikte sayısına ilişkin belirsizlik bulunuyor. Bu arada Avrupa Merkez Bankası da genişlemeyi sona erdirdi.Bunlara bağlı olarak 2019 yılının ilk yarısında daha güçlü bir Dolar, ikinci yarısında ise daha güçlü bir Euro bizi bekliyor desek yanlış olmaz. Küresel mali piyasalarda ise faiz oranları bir miktar daha yükselecek gibi gözüküyor. 

Dünya mal ticaretinin 2019 yılında miktar olarak % 3,6 genişlemesi beklenirken, petrol, emtia ve mal fiyatlarındaki durağanlaşma ile birlikte değer bazında % 5 büyüyeceği ve 19,6 trilyon dolara ulaşabileceği öngörülmekte. Dünya ekonomisinde yavaşlama ve korumacılık önlemleri mal ticaretindeki genişlemeyi de sınırlayacak maalesef. Buna bağlı küresel ihracat performansının 2017 ve 2018 yıllarının altında kalacağını söyleyenlerin sayısı arttı. Peki iyi bir haber değil elbette. 

"Brexit'in Türkiye'ye yan etkileri ne olacak ?...."

Diğer taraftan, İngiltere ile AB arasındaki ayrılık sürecine ilişkin her senaryonun dünya ekonomisi ve ticareti üzerindeki etkilerinin farklı olacağını söyleyebilirim. Benzer şekilde her ayrılık senaryosu Türkiye ile İngiltere arasındaki ticareti de farklı şekillendirecek. 

Bu çerçevede ilk olarak anlaşmalı bir ayrılık olması halinde Türkiye mevcut ticaret düzenlemeleri içinde yeni bir anlaşma yapmaya gerek kalmadan İngiltere ile ticaretine devam edecek. 

Anlaşmasız bir ayrılık halinde ise İngiltere, AB için üçüncü ülke konumuna gelecek. Yani, AB’nin üçüncü ülke olarak ticarette uygulayacağı kurallar Türkiye için de aynen geçerli olacak. Eğer, İngiltere ithalatta kuralları istediği gibi belirleme hakkını kullanırsa, Türkiye burada AB ülkelerine göre avantaj sağlayabilir. 

 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

 

Eklenme Tarihi : 24.1.2019 07:30:13

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.