AB, ABD, Brexit ve İtalya: Her yer karışık....

AB, ABD, Brexit ve İtalya: Her yer karışık....

 

Türkiye'nin gündemiyle ilgilenmekten başını kaldıramayanlar için arada hatırlatma babında yazılar yazıyorum. Haftaya başlarken, etrafımızda neler oluyor bitiyor bir göz atalım:

Yavaş yavaş küresel ekonomi gündemine ABD için olası bir duraklama, “anlaşmasız Brexit” ihtimaliyle İngiltere’de resesyon, İtalya’da ekonomik kriz ön sıralara yükselmekte.

FED’in eski Başkanı YELLEN’in “faiz artışını bir kenara bırakın faiz indirimi bile olabilir” demesi, çok fazla dile getirilmeyen bir problemin gelişmekte olduğunu ortaya koydu. Böyle bir faiz indirimi yapılacaksa, sadece küresel ekonominin kırılganlığı sebebiyle değil, ABD ekonomisinin tam olarak toparlanmamasından yapılacaktır.

Diğer taraftan Brexit ile ilgili olarak AB Konsey Başkanı’nın “kim Brexit için çaba vermemişse, Cehennemde ayrılmış özel bir yeri vardır” demesi, meselenin büyüklüğü ortaya koyuyor. Aslında bu önerme ilk bakışta abartılı gözükse de, Avrupa Tarihine bakıldığında pek de haksız olmadığı fikrine kapılmak mümkün. Avrupa tarihi sürekli olarak krallıkların, ülkelerin, tiranların hatta deli hükümdarların başlattığı bir türlü bitmeyen savaş ve katliamlarla dolu. Umberto ECO’nun “Gülün Adı” eserinin ilk bölümü bu vahşeti ayrıntılı bir kronolojiyle anlatmaktadır.

Açıkçası AB projesi, Avrupa’nın “en uzun büyük savaşsız” sürecini yaratmıştır desek yanlış olmaz. AB projesi, ağır ağır ilerlemiş büyük bir devrimdir. AB projesini zayıflatacak her proje, yeni bir büyük savaşa davetiye çıkarmaktadır desem yanlış olmaz. Daha dün, İtalya ve Fransa arasına mültecilerle ilgili söylenen bir söz üzerine diplomatik kriz başgösterdi. İki ülke arasında neredeyse İkinci Dünya Savaşından beri neredeyse hiçbir pürüz yaşanmazken, karşılıklı nota verecek seviyeye geldiler.

Aslında ikinci dünya savaşı da, derinliği olmayan meseleleri büyüterek ilerleyen “aşırı milliyetçi” akımlar, nihayetinde soykırım uygulayanlarından yanında, bu insanlık suçunu görmezden gelen kitleler yarattı. Buradan hareketle, AB Konsey Başkanı’nın bu tepkisini ben abartılı bulmuyorum.

"Avrupa'da sıkıntılar giderek artıyor.."

İtalya ve Fransa’nın hem ekonomik hem de sosyal olarak başının dertte olması, Almanya’nın büyümesinin yavaşlaması, üzerine de Brexit eklenince sağlam bir fırtınanın kopma ihtimali artıyor diyebilirim. Söz konusu ülkelerin hem Akdeniz hem Orta Doğu üzerinde birbiriyle çelişen menfaatlerinin olduğu da gözüküyor.

AB’nin kendi içindeki tartışmalarla yıpranması en başta Rusya’nın menfaatine. Macron’un “Fransa’yı elimde tutmak için AB liderliğine soyunayım” demesiyle ortaya attığı Avrupa Ordusu fikri sebebiyle en çok Putin’in rahatsız olduğunu tahmin etmek zor değil. Trump elbette ikinci en çok rahatsız olan kişiydi.

Gelinen noktada, Brexit işini kimlerin perde arkasından desteklediğini tahmin etmek zor değil. AB Konsey Başkanı’nın da kimseleri kast ettiğini buradan rahatlıkla anlıyoruz. İngilizler konsey başkanının sözlerine çok öfkelendiler ama bence adres onlar değildi.

Özetle konuştuğumuz sorunların önemli bir kısmı ekonomik olmaktan çok, siyasi ve diplomatik. Belki de “bozulan ekonomi bunlara sebep” diyen olacaktır ama, dönüp baktığımda siyasi yanlışların söz konusu bozulmayı yarattığını görüyorum. Dönüp dolaşıp aynı yere geliyoruz. Şimdilik aktaracaklarım bu kadar. 

 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

 

Eklenme Tarihi : 11.2.2019 07:21:21

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.