Ekonomi yönetimi beklentilerin yönetimidir.

Ekonomi yönetimi beklentilerin yönetimidir.

 

Siz bu satırları okuduktan sonra enflasyon oranları açıklanacak. Çarşamba günü de Merkez Bankası faiz kararını açıklayacak. Beklenti şu: Aylık enflasyon düşük çıkacak, TCMB de faizlere dokunmayacak; "mı acaba ?"...

Bu meseleye girmeden önce, son günlerde iki önemli gelişmenin dikkat çekici olduğunu söyleyebilirim. Bunlardan ilki sürekli artan yabancı para mevduat, diğeri de sürekli düşen ithalat. 

Birbiriyle fazla alakası yokmuş gibi gözüken bu gelişmeler aslında birbiriyle bağlantılı. Geçen hafta İstanbul’dan İzmir’e, oradan Denizli’ye ve nihayetinde Antalya’ya geçerken 24 saat içinde çeşitli gelir grupları ve sektörlerden kişilerle görüşme imkanı buldum. Hepsi de ağız birliği içinde işlerin daha da kötüye gideceğini söylerken, benim moral verme çabalarıma mesafeyle yaklaştılar diyebilirim. Çarşamba gecesi Denizli’den Antalya’ya arabayla geçerken sosyal medyada bir anket yaptım:

“Etrafınızda en çok hangi konu konuşuluyor ?

A. Futbol 
B. Ekonomi
C. Politika
D. Eğitim, bilim, sanat..”

Anketin bitiminde 7000’den fazla kişinin verdiği cevaplardan oraya şu sonuç çıktı: % 54 ekonomi, % 25 Politika, % 15 Futbol, % 6 Eğitim-Bilim-Sanat

Açıkçası eğitim-bilim-sanat’ta ne cevap çıkacağını tahmin ediyordum ama ekonominin ezici bir şekilde birinci çıkmasını beklemiyordum. Yabancı Para Mevduattaki artışın sebebini fazla araştırmaya gerek yok. Endişeler arttıkça vatandaş kendini sağlama almak için döviz alımı yapıyor. Her zaman söylediğim gibi, sürekli olarak “işler kötü” diyenlerin sayısı arttıkça, endişenin artmaması mümkün değil.

Diğer taraftan, ithalat hızla düşüyor ama ihracat artışı dünya ortalamasının altında seyrediyor. Bundan daha önceki raporlarda da bahsetmiştim. Dolayısıyla ihracat performansının artırılması büyük önem taşıyor. İthalat hızla düşerken konteyner sayısı da azaldığı için, ihracat yaparken de zorluklar yaşandığını duyuyoruz. 

"Merkez Bankası dikkatli davranmalı..."

Tam bu zorluklar yaşanırken, bir gözüm de Petrol Fiyatlarında. Çünkü yavaşlayan büyümenin doğal sonucu olan cari açık daralmasını durdurabilecek tek etken bu. Eğer ithalat faturası enerji fiyatları dolayısıyla artarsa, döviz kurlarında dalgalanma yaşayabiliriz. 

Özetle, ithalatın yavaşlamasının iyi bir haber olarak nitelendirilendirilmediği, piyasadaki gelişmelerin de olumlu şekilde değerlendirilmediği bir ortamda, Döviz Kurlarının her gevşemesi alıcı sayısını artırıyor.Kur dalgalanmaları Türkiye’nin bir gerçeği olduğu sürece, bireyler ve kurumlar her fırsatta döviz almaya devam edecekler. 
Sonuç olarak, enflasyon rakamı eğer düşük çıkarsa, bu devletin attığı adımlar sebebiyle olacak. Üretim maliyetlerinin ve çekirdek enflasyonun hala çok yüksek seyrettiği koşullarda TCMB faizleri düşürürse rasyonel bir adım atmamış olacak. Kamu Bankalarının faiz düşürmesi piyasadaki sıkışmış gazı az da olsa alıyor. Dolayısıyla acele etmemesi gerekir. 

Unutmamak lazım, ekonomi yönetimi rakamları değil, beklentileri doğru yönetmektir. 

 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

 

Eklenme Tarihi : 4.3.2019 07:28:25

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.