Mesele tam soğumadı ama...

Mesele tam soğumadı ama...

 

Bugün Adana'da bir tanesi sabah diğeri de akşam olmak üzere, iki konuşma yapacağım. Elbette büyüme rakamlarını soracaklar. Doğrudan ve net bir şekilde durumu şu şekilde açıklayacağım: 

Açıklanan büyüme rakamları moral bozdu. Ancak şunu unutmayalım: Açıklanan büyüme rakamları geçen yıla ait. Yani geçti gitti. Böyle çıkacağını da aşağı yukarı tahmin etmiştik. 

Zaten ekonomistlerin son çeyrek tahminleri en iyimser % -1, en kötümser ise % - 4 büyüme arasında gidip geliyordu. Bendeniz 11 Eylül 2018’de "en kötü ihtimalle % 2.5 büyürüz" diye bir önermede bulunmuştum. Bu görüşümü sosyal medyada da paylaşmıştım.  
 
Büyüme rakamlarına bakıldığında son çeyrekte imalat sanayiinde % 7.4, inşaatta da % 8.7’lik bir daralma var. Aslında biz bunları önceden hissettik. Nereden hissettik? Kapasite kullanım oranlarında, sanayi üretimi verilerinde, işsizlik oranlarında ve ayrıca perakende satış verilerinde. Bunların hepsi birden alarm veriyordu.  
 
Yukarıda da belirttiğim gibi, çok daha kötümser beklentiler dile getirenler olmasına rağmen, işin sadece matematiğine değil pratiğine de hakim olduğumuz için Türkiye’nin 2018 yılında % 2.5 büyüyeceğini dile getirmiştik. Daha düşük bir büyüme için 2018'in son çeyreğinde "facia" olarak tarif edilecek bir rakam çıkması gerekiyordu. Bu da pek gerçekçi olmazdı. Sonuçta beklentilerimiz doğrultusunda bir büyüme gerçekleşmiş oldu. 

"Olan oldu, şimdi ne yapacağız ?..."
 
Şimdi geleceğe bakalım. Nasıl ki geçen yılın Eylül ayında, yıllık büyüme % 2.5’ten düşük çıkmaz dediysem, şimdi de şunu arz edeyim:  2018’in son çeyreğinde bu kadar kötü bir büyüme rakamının çıkması, matematiksel olarak 2019’un dördüncü çeyreğinde iyi bir rakam çıkmasına zemin hazırlamış oldu. Dolayısıyla IMF ve Dünya Bankası gibi kuruluşların "Türkiye 2019 yılında negatif büyür" tezleri doğru çıkmayabilir. Ama bunun için Türkiye’nin yılın ikinci yarısında toparlanması şart. 
 
Eldeki verilere bakarsak, 2019’un ilk ve ikinci çeyreklerinde de negatif büyüme ihtimali var. Ama üçüncü ve dördüncü çeyrekte toparlanma yaşanırsa 2019’u pozitif büyümeyle kapatma imkanı hala mevcut. 2018 son çeyrekteki hızlı küçülmenin de yol açacağı matematiksel etkiyle bu yılki büyüme rakamı % 0.5-1.0 aralığında çıkabilir. Ancak önemli olanın üretime, ihracata, istihdama katkı yapacak bir büyümenin ortaya koyulması diye hatırlatma yapmam gerekiyor. 

Herşeyden önce, beklentileri doğru yönetmek lazım. Vatandaşların, profesyonellerin ve yatırımcıların içinde hala bir umut var. Bu ümidi boşa çıkarmayacak adımlar atılması gerekiyor. Vergi uygulamaları ve kamusal destekler konusunda doğru adımlar atılmalı. 

Bundan sonra, Türkiye’nin israf edeceği veya yanlış kullanacağı tek bir kuruş dahi yok. Verilen kredilerin ve desteklerin hepsi de değere dönüşmeli. Türk özel sektörü de kaynak kullanımında basiretli davranmayı artık öğrenmeli, katma değer yaratan faaliyetlerle iştigal etmeli.

Tüm bunları başaracak bir irade olduğunu düşünüyorum. Sadece doğru şekilde yönlendirmelere ihtiyaç var gibi gözüküyor.

 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

 

Eklenme Tarihi : 13.3.2019 07:25:02

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.