Piyasanın sesini duymak lazım...

Piyasanın sesini duymak lazım...

 

Beni takip edenler gayet iyi biliyor, sürekli olarak farklı ülkelerde, farklı şehirlerde, farklı sektörler ve insanlarla temas halindeyim. Binaların içinde kapalı kalmaktansa, vatandaşın arasına karışıp yaklaşımlarını öğrenmek öncelikli tercihim. Mart ayı boyunca da böyle yaptım. 

Mesela, geçen hafta ilk önce Cenevre ile başladım, sonra ilk önce Adana'ya ardından da Van'a geçtim, nihayetinde KKTC ile haftayı bitirdim. Her gittiğim yerde de çarşı-pazar dolaşarak nabzı tutmaya çalıştım. 
 
Yurt Dışı veya Yurt İçi, neresi olursa olsun alış veriş yapanların önemli kısmı Arap Ülkeleri, Çin, İngiltere ve ABD'den gelenler. Hatta giyim eşyası satan mağazalarda Arapça ve Çince konuşan personel bulundurulmaya başlanmış. Türkiye'de bile durum aynı. Avrupa'da hayat pahalılığı ciddi şekilde yukarı giderken, Türkiye'de de benzer bir durum olduğu gözüküyor. İstanbul ve Adana'daki mağaza sahipleri yerli müşteride ciddi bir azalma olduğunu ve bunun da sebebini "seçim sonrasında her şey bozulacak" söylentisi olduğunun altını çiziyorlar. 
 
Dilim döndüğünce Dolar Kuru ile ilgili "safsata" tadındaki söylentilere açıklık getirmeye çalıştım. Dalgalı döviz kurunun en önemli faziletlerinden birinin "TL Likidite yoksa döviz de yükselmez" olduğunu açıklarken, olumsuzlukların en azından korkuları gideren bazı tarafları olduğunu izah etmeye çalıştım. Ne kadar ikna edebildim bilmiyorum. 

"Vatandaşlık vermek en parlak fikir değil..."
 
Diğer taraftan Merkez Bankası karının hazine payını alarak Ocak ayında fazla vermiş olan bütçenin, Ocak-Şubat bakıldığında bozulmuş olduğu gözüküyor. Tam olarak 5 Milyar TL fazladan 12 Milyar TL eksiye dönmüş, geçen ay 12 Milyar TL olan faiz dışı fazla ise 10 Milyar TL'ye gerilemiş. Bunun da altını çizmek gerekiyor. 
 
İhracatçıların KDV iadeleriyle ilgili gelişmeyi de merak ettiğim için birkaç firma sahibine sordum. "Ocak ayından itibaren oluşan hak edişler ödeniyor ama geçmiştekilerle alakalı hala bir ses yok" dediler. Yani son yapılan işlerin kanuni gereği yapılıyor ama geçen yıla ait birikmiş KDV alacağı ile ilgili bir gelişme yok. Kulağıma gelen şu ki, rakam 150 Milyar TL bir KDV alacağı birikmiş. Zaten "KDV iadelerini ödeyeceğiz" dendiği zaman, "acaba bu para nereden bulunacak" diye sormuştum. 
 
Özetle, hem özel sektör hem de devlet tarafında ciddi bir likidite sıkıntısı olduğu gözüküyor. Dolayısıyla, yabancıların yaptıkları harcamalara ve ülkemizde bıraktıkları paralara ihtiyaç var. Bu sebeple sadece mağazaların, otellerin veya restoranların değil Bankacılık ve Finans Kesiminin de ülkemize gelen, çocuklarını eğitime gönderen veya mülk edinmeye çalışan kişilere enstrüman sunan bir hale gelmesi gerekiyor. Vatandaşlık vermekten daha parlak projelere ihtiyaç var. 
 
 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

 

Eklenme Tarihi : 19.3.2019 07:51:00

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.