Sahiden kampanyalar etkili oluyor mu ?

Sahiden kampanyalar etkili oluyor mu ?

Türkiye'de satıcılar fiyatlarını düşürmemek için neden inat ederler ? Neden sürekli bir kampanya yapma ihtiyacı duyulur ? Tüketici için kampanyalar tercih sebebi oluyor mu ? Bu sabah bu konuyu işlemeye karar verdim.

Ve öncelikle konut sektörüne bakarak başlıyorum: Açıkçası konut satışları düşerken konut fiyatlarının yükselmesi gibi fenomen ile karşı karşıyayız. Aslında aylardır bu trend değişmiyor. Bunun sebebi, mal sahiplerinin ya da proje sahiplerinin satışların düşüşüne rağmen iskonto yapmamak konusunda direnmeleri. Ayrıca daha önce konut sattıkları kişilerle ararlarında sürtüşme yaşamak istemiyorlar.  Birçok müteahhit "mal orada duruyor, fiyatı düşürmeye gerek yok diyor" ve "sıfır faiz" gibi kampanyalarla fiyatlarda geri adım atmadan yola devam ediyorlar. 

Kampanyalar eskiden beri devam eden bir gelenektir. Eskiden, döviz bazında satış yapanlar, "kuru sabitledik" diyerek hem pazarlama taktiği uygular, hem de bu şekilde Euro ya da Dolar olarak belirledikleri fiyatlardan geri adım atmazlardı. Bugün de aynı şey yapılıyor. Otomotivden Konut'a kadar herkes "sıfır faiz" ya da "şu kadar getir tapuyu al, arabayı al" gibi kampanyalarla işleri yüzdürüyor diyebilirim.

"Finansman bacağı da önemli..."

Geçenlerde "30 kutu kahve alana makine bedava" şeklinde bir kampanyaya rastladım. Açıkçası kahve çok içtiğim ve kapsüllerin içindeki kahve de kolay kolay bayatlamadığı için olumlu yaklaştım. Oğlum Kerim'e döndüm ve "zaten haftada 3 kapsül bitiyor, yani 2.5 aylık kahve satın alıp yanına bir adet makine kazandım" dedim. Ne kahvenin fiyatı ne de makinenin fiyatı düşmüş oldu. Sadece "kampanya" dahilinde satış gerçekleşti. 

Açıkçası talep yetersizliğinin en önemli yan etkisi, satıcıları kampanya yapmaya zorlaması. Döviz kurları sebebiyle eskisine göre 2-3 kat pahalı hale gelmiş ürünleri, hem arz edenin hem de talep edenin lehine kampanyalarla satmak doğru bir refleks sayılabilir. 

Ancak, mal ve hizmetin finansmanı tarafına geçildiğinde işler kolay değil. Üreten-satan-alan arasında riski paylaşacak modeller oluşturmadan bir kampanya tasarlamak istikrarsız sonuçlar yaratabilir. Dükkandan içeri giren kişiye bol çeşit yanında, mal ya da hizmeti satın alacağı uygun finansman seçeneğini de sunmak gerek.  Satıcının marifeti, dükkandan çıkarken tüketiciyi alış veriş yapmış şekilde göndermek ise, mal-para akışını ustalıkla tasarlamak gerekiyor. 

Dolayısıyla, "uygun" faiz kadar uygun finansman seçeneği gerekiyor. Tüketiciler aylık faizden çok, aylık taksidin miktarını sorar ve gelirleriyle ödeyip ödeyemeyeceklerini hesap ederler. Buradan hareketle, hitap edilen müşteri kitlesiyle alakalı ciddi bilgi sahibi olunmalı, satın almak isteyen müşteriye uygun yeterli sayıda seçenek hazır olmalıdır. 

Nihayetinde sadece su ve ekmek satılan bir süpermarkete kimse gelmez. Süpermarketlerde sayısız çeşit bulunur ve tüketicilerin raftan alma veya rafa geri koyma özgürlükleri vardır. Bu sebeple "süpermarket" sadece büyüklüğü sebebiyle değil farklı, seçenekleri sunması sebebiyle de tercih edilen bir buluşma yeridir. Hatta, içinde anlık kampanyalar bile yapılır. 

"Kasadaki sıra olmasa" diyenler var elbette. Ona da Amazon çare buldu. Artık süpermarketlerde kasa ve kasiyer devri sona eriyor. Fırsattan istifade, birçok mesleğin gelecekte var olmayacağına dair bir delil daha sunmuş oldum.

 

Prof. Dr. Emre Alkin

Eklenme Tarihi : 20.3.2019 07:42:14

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.