Vatandaşına kararına saygı duymak gerekir..

Vatandaşına kararına saygı duymak gerekir..

Seçim sonuçları tam olarak netleşmeden net bir yorum yapmak istemiyorum. Ancak, şu gerçeği söylemek istiyorum. Türkiye'de vatandaşlar iki şekilde mesaj verirler. Doğrudan ve dolaylı. İsterseniz açıklayayım:

Doğrudan mesajı şikayeti direkt olarak muhatabına verirler. Yani belediye başkanı, milletvekili, bakan veya Cumhurbaşkanı'na söyleme fırsatları vardır. Bunu da yaparlar. Türkiye'de buna uygun ortam bulunabiliyor.

Ancak şikayetleri muhatabına doğrudan iletme fırsatı bulamıyor veya söylese de bir türlü işini çözemiyorsa, o zaman farklı bir partiye oy vererek bu mesajı dolaylı şekilde verir. Böyle olmasa iktidar ya da muhalefetin birincilikle kazandığı illerde oylarda bu denli değişiklik olmazdı. Buradan hareketle, tüm siyasi partilerin seçim sonuçlarından çıkaracağı önemli dersler bulunuyor desem yanlış olmaz. 

Seçim sonuçları netleştikçe, bu konuda değerlendirmelerde bulunacağım. Ancak şu ana kadar ortaya çıkan tabloyla siyasi liderlerin tavır değişikliğine gitmelerini beklemek hayalperestlik olur. Şimdi asıl meseleye gelelim: Ekonomi.

"Aynı hatalar neden baştan yapılıyor ?..."

1994 ve 2001 krizlerinde de ekonomi kurmaylarının oldukça hatalı adımları olduğunu söylemeliyim. Mesela 1994'te faizleri, 2001'de ise döviz kurlarını kontrol etmeye kalkmışlardı. Her ikisinden de ciddi yaralar alarak çıktık. O günün ekonomi yönetimi neyi kontrol etmeye kalktıysa elinden kaçırdı diyebilirim. 

Geçen hafta da benzer hatalar yapıldı maalesef. Merkez Bankasındaki arkadaşlar "Elimizdeki enstrümanları kullandık" diyeceklerdir mutlaka. Ancak, piyasa kuralları dahilinde davranmak yetmiyor, bir de kurumların elindeki gücü orantılı şekilde kullanmaları gerekiyor. "Kanun benim" diyenden herkes adalet bekler. Bunu hatırlatalım.

Bu arada, geçen hafta Merkez Bankası'nın hamlelerini eleştirdiğim için bana sitem edenler oldu. Halbuki beni bilen biliyor, yanlış gördüğüm işler olduğunda susmam, susamam. Aldığım eğitim ve terbiye sebebiyle yanlış bir iş görürsem görmezden gelemiyorum. Beni telefonla arayanlar da oldu. Arayanlara eleştirilerimin sebebini anlattım. Çoğu hak verdi, bazıları da "Hocam, keşke seçimlerden önce yapmasaydın" dedi. Ben de ona rahmetli annemin öğüdünü tekrarladım:

"Doğruları şartlara göre eğip bükersen, sana verdiğim emekleri helal etmem.."

Açıkçası, çok genç yaşta kaybettiğim annem tanıdığım en dürüst ve ahlaklı kişiydi. Hiç bir durumda böyle bir insanın verdiği öğüdü es geçemem. Ayrıca, hiç kimse de onun kadar kıymetli veya önemli değil. Tavırlı, ağzından çıkan sözün her zaman arkasında olan bir insandı. 

Özetle, kimsenin hatırına ya da beklentisine göre hareket edemem. Örnek aldığım kişiler böyle değildi. İnsan annesinden babasından ne öğrenmişse onlarla büyür, onları büyütür. 

Dün gerçekleşen seçimlerin ülkemize, milletimize ve dünyaya hayırlı olmasını dileyerek sabah raporunu bitiriyorum..


Prof. Dr. Emre Alkin

 

 

Eklenme Tarihi : 1.4.2019 07:41:48

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.