Enflasyon bildiğimiz gibi...

Enflasyon bildiğimiz gibi...

 

Açıkçası fiyat gelişmelerinde herhangi bir değişiklik olmadığı için bir yorum yapmayı gerek görmemiştim. Bu konuda yeterince yazdığım için ekstra bir ekleme yapmak istemedim. Ancak şimdi ne olacak?" diye soranların sayısı arttığı için, görüşlerimiz bir kez daha paylaşıyorum. 

Dün açıklanan enflasyon rakamlara bakıldığında çekirdek enflasyonda çok ufak bir iyileşme görsem de, enflasyondaki yükseliş trendinde bir değişiklik olmadığı anlaşılıyor. Hatta medya organlarına "dikkat edilmezse kontrolden bile çıkabilir" diye uyarıda bulundum. Sebebini anlatayım:

Geçen ayın fiyat artış rekortmenleri yine gıda ürünleri ve ana harcama grupları açısından baktığımızda birinciliği sağlık harcamaları almış gözüküyor. Hemen arkasından gıda ve alkolsüz içecekler, nihayetinde eğitim harcamaları geliyor. Bu kalemler aslında mevsime bağlı kalmaksızın satın alınan temel ihtiyaç kalemleri. 
 
Enflasyon sepetine giren ürünlerin 270 kaleminde artış, 115’inde düşüş yaşanırken,  pek azının aynı kaldığını görülüyor. Tarımsal ürünlerde şiddetli fiyat artışı maalesef hala devam ediyor.Dolayısıyla özellikle tarım ve gıda ürünleri ile alakalı daha temel bir politika yaklaşımı gösterilmesi, tanzim satışlarla bu mücadeleye devam etmek yerine kalıcı çözümlerin bulunması gerektiği ortaya çıkıyor. 
 
Bana ilginç gelen şu: Tüketim talebinde bir toparlanma olmadığı halde fiyatların yüksek seyrediyor. Çekirdek enflasyonun düşmesini de engeleyen işte bu durum. Vatandaşın her ay satın almak zorunda olduğu mal ve hizmetleri kapsayan çekirdek enflasyonda gözle görülür bir gerileme yaşanmadığı takdirde, fiyatlar genel seviyesi ve hayat pahalılığı için "düşüş trendi" tanımlaması yapmamız mümkün değil. 

"Acil durum tedbirleriyle enflasyonu çözemeyiz.."
 
Enflasyonla mücadele için şu ana kadar kullanılan yöntemleri “acil durumlarda yapılması gereken ancak uzun vadede etkisi olmayacak önlemler” olarak değerlendiriyorum. Hep söylediğim gibi, enflasyonu düşürmek ancak ve ancak mal ve hizmet üretenin maliyetini düşürerek onları vatandaşa rasyonel fiyatlardan satış yapmaya ikna etmekle mümkün. Kısa vadeli tedbirlerle enflasyon kalıcı düşmeyeceği gibi kontrolden de çıkabilir.
 
Geçen yılın son çeyreğinden bu yana, üretici şirketler buzdolabından su ısıtıcılarına, stoklarındaki ürünleri, indirimli fiyatlarla elden çıkarmaya çalıştılar. Ancak artık bu stoklar bitiyor. Bundan sonra yeni gelen malı düşük maliyetle satmak için bir motivasyonları yok. Yani talep olmasa da fiyatlar yükselmeye başlayabilir. 
 
Aslında, Türkiye’de enflasyona yol açan gelişmelerden birinin de özel sektörün siyasetten ne istediğini tam olarak bilmemesi diye düşünüyorum.  Özel Sektör, yabancı firmaların rekabetinden korktuğu için sürekli ithalat vergisi istiyor. Yerli üretici kalitesini tüketiciye ispat etmediği için bu eksikliğinin faturasını tüketiciye ödettiriyor.  

Üzülerek söylemeliyim ki, bu kadar korumacılığa, bu kadar teşvike ve rakipleri sürekli pahalı hale getiren ithalat vergilerine rağmen özel sektör istenen performansı gösteremedi. Bu gerçeği katıldığım her toplantıda, yaptığım her konuşmada dile getiriyorum. 

 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

 

Eklenme Tarihi : 5.4.2019 07:28:23

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.