Yabancılar bizi güvenli mesafeden izliyor...

Yabancılar bizi güvenli mesafeden izliyor...

 

Seçim biteli bir hafta geçti. Hala kesin sonuçlar açıklanamadı. Geçen pazartesi oluşan pozitif algı yavaş yavaş kaybolmaya başladı. Yapılan sert açıklamalar da yabancı basına malzeme oluyor. Yine de genel bir değerlendirme yapmaya çalışacağım.

Reform Paketi ile ilgili beklentiler büyük. Normalde dün açıklanması beklenen paket ile alakalı revizyonlar devam ediyor. Normalde her reform paketinden önce içinde neler olabileceğine dair yorumlar yapılırdı. Ancak fazla bir yorum yapılmıyor. Uzmanların bir reform paketinden çok, istikrar paketi beklentisi içinde olduğunu görüyorum. Çünkü "yapısal reform" içermeyen bir pakete reform paketi demek teknik olarak mümkün değil. Belki de "vergi reformu" kelimesi çok yaygın kullanıldığı için açıklanacak olanlara böyle bir isim verildi. Bilemiyorum.

Şimdi yurt dışına bakalım: ABD'de ise Trump Fed'e faiz konusunda yükleniyor ama FOMC üyeleri pek aldırış etmiyorlar. Diğer taraftan Çin ve ABD ile ilgili müzakereler kesintili de olsa devam ediyor. Ayrıca 2005 yılından beri petrolde dışa bağımlılığını azaltmaya başlayan ABD'de her ay daha fazla petrol kuyusunun devreye alındığını görüyoruz. Tüm bu detaylar bize gösteriyor ki, ABD operasyonel-taktik-stratejik seviyelerin tamamında oyun kuruculuk yapmak istiyor. 

Bu arada hafta sonu görüştüğüm bir askeri uzman "F-35 ile ilgili yorumlarını beğeniyorum ancak sana bir bilgi vermem lazım" dedi. Türkiye'nin hem Patriot hem de S-400 istemesinin değerli uzmana göre tek bir sebebi var: "Gelecekte hem ABD hem de Rusya Ulusal Savunma açısından risk oluşturulabilir." Bu cümle bana göre oldukça anlamlı. Yani, dolaylı ya da doğrudan bu iki ülkeyle ilerde sorun yaşama ihtimalimiz artıyor. Dolaylıdan kastım şu: Her iki ülkeden silah satın alan ülkeler. Yani Suriye'den Yunanistan'a, İsrail'den İran'a kadar her ülkeyle sıcak çatışma ihtimalimiz var. Elbette bunu temenni etmiyorum. Ancak devletimizin iki farklı savunma sisteminde ısrar etmesinin sadece "piyasayı kızıştırmak" ya da "duygusallık" olarak değerlendirmek mümkün değil. 

Tekrar piyasalara dönersek: Merkez Bankası "kimse döviz almasın" diye durdurduğu repo ihalelerine dün tekrar başladı. Dolar/TL'deki yükselişi buna bağlayanlar oldu ama işin gerçeği, piyasaları geren seçim sonuçları ile ilgili yapılan açıklamalar oldu. 

Son olarak, yabancı yatırımcılar süreci oldukça dikkatli ama güvenli bir mesafeden izliyorlar. Bunu da belirtmem gerekiyor. 

 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

 

Eklenme Tarihi : 9.4.2019 07:59:06

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.