Büyüme ve Enflasyon'da kavram karmaşası olmasın ! ...

Büyüme ve Enflasyon'da kavram karmaşası olmasın ! ...

 

Geçen hafta büyüme rakamı açıklandı ve birbirinden yanlış yorumlara şahit olduk. Elimizde iki adet yanlış yorum var:

1. Teknik Resesyon'dan çıkış
2. Teknik olarak Resesyondan çıkış

Öncelikle söyleyeyim, "teknik resesyon" diye bir tanımlama mevcut değil. Bunu ifade edenler "aslında resesyon yok ama rakamsal olarak öyle gözüküyoruz" demek istiyor. Doğru değil. Basbayağı resesyondayız. Benim gibi Anadolu'yu çarşı-pazar gezenler, iş insanlarıyla konuşanlar net olarak görebilir. Bunu kabul etmek ayıp değil ama kabul etmemekte direndikçe çare bulmamız zor gözüküyor. 

Şimdi de "teknik olarak resesyondan çıkış" tanımını anlatayım. Aslında anlatmaya gerek yok. Tamamıyla fazla matematikle uğraşıp, ekonominin temellerinden uzaklaşanlar söylüyor bunu. Hem onlar için, hem de merak edenler için anlatayım.

Herşeyden önce büyüme rakamları bir önceki yılın aynı dönemine bakılarak hesaplanır. Buradan hareketle Türkiye iki çeyrek dönem üst üste ekonomide daralma yaşamıştır. Yani resesyondadır. Uluslararası terminoloji de aynen bunu söylemektedir. Bazı yeni metotlar bulunmuştur ama fazla sağlıklı değildir. 

Ancak, ekonominin bir önceki çeyreğe göre büyümüş olması umut verici bir ayrıntıdır. Bu durumu "teknik olarak resesyondan çıkış" diye adlandırmak, bu durumu merak edenleri, akademisyenleri ve bizi takip eden öğrencileri yanlış yönlendirmek olacaktır.  

Tekrar ediyorum, resesyonun tarifi bellidir. Büyüme hesaplanırken benzer dönemler kıyaslanır. Dolayısıyla iki dönem üst üste daralma varsa bunun ismi resesyondur. Bir önceki çeyreğe göre toparlanma sadece umut verici bir gelişme olarak aklımızın bir kenarında tutulmalıdır. Yeni modeller geliştirip, yeni tarifler yapmak elbette mümkündür. Karşı değilim, olmam da. Ancak piyasadaki gerçekle yeni üretilen modellerin uyum sağlamadığı ortadadır. Dolayısıyla daha iyisini bulana kadar, klasik tariften devam edeceğim.

"Enflasyona da yeni icat bulunmaz inşallah..."

Enflasyona gelince: İstanbul'daki fiyat artışlarını gösteren İTO endeksi perakende ve toptanda sırasıyla % 1.02 ve % 2.17 olarak açıklanmış. Öteden beri İTO ve TUİK endeksleri birbirine yakın seyrettiği için TÜFE ve ÜFE'nin geçen ay Ankara'dan seslendirildiği gibi "sert düşüş" göstermesini beklemek mantıklı olmaz. 

TUİK'in büyüme verisi üzerine yaptığı güzellemelere bazı ekonomi kanallarının katıldığını gördük geçen hafta. Belki de bu sefer ortalama enflasyonu önce açıklayarak bir "önleyici gaz alma" harekatı yapabilir. Eğer bazı medya mecraları ortalama enflasyonu dikkate alıp manşet yaparlarsa şaşırmayın sakın.

Bu arada TÜFE ve ÜFE'de çok düşük hatta negatif rakamları çıkması imkansız gözüküyor. Umarım TUİK kendi algısını bozacak bir rakam açıklamaz. 

Herkese iyi bayramlar diliyorum.  

 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 3.6.2019 07:28:10

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.