ABD mi yoksa Rusya mı daha güvenilir ?...

ABD mi yoksa Rusya mı daha güvenilir ?...

 

Açıkçası, herkesin aklı iyice karıştı. Özellikle İdlib'deki gelişmeler ve Osaka'dan gelen haberleri üst üste koyup değerlendirdiğimizde, Türkiye ve ABD'nin arasındaki buzların erimeye başladığına dair bir kanaat elde etmek mümkün. Ancak...

Tam G-20 Zirvesi başlamadan önce, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nde “Doğu Akdeniz Güvenlik ve Enerji Ortaklık Kanunu” kanun tasarısı kabul edildi. Bu tasarıya göre ABD, G. Kıbrıs’a silah satış yasağını kaldırıyor ve S-400’leri alan Türkiye’ye F-35’lerin transferini durduruyor. Tam bu esnada Trump'ın "Temmuz Ayında Türkiye'ye ziyareti değerlendiriyorum" demesi bende şöyle bir intiba uyandırdı. "Elimden geleni yapıyorum ama Devlet Organları elimi ayağımı bağlamaya çalışıyor." Yani ABD Devleti olmasa da ABD Başkanı'nın Türkiye ile iyi geçinmek istediğini ortaya koyuyor. 

Peki Rusya bizimle iyi geçinmek istiyor mu ? Pek sanmıyorum. Tarihte Türkler ve Ruslar hiçbir zaman birbirlerine güvenmemişlerdir. Geçenlerde sözüne güvendiğim bir tanıdığım "Putin her zaman sözünü tutar, tutmayanı ise affetmez" dedi bana. Uzun süre Rusya'da kalmış olduğu ve ciddi bir çevresi olduğu için sözünü önemsedim. Ancak içimden de düşündüm: "Acaba hangi sözünü tutuyor ?" diye. Rus Uçağı düşürüldüğünde Türkiye için sarf ettiği sözleri mi, yoksa şimdileri mi ? Aklımı kurcalayan başka meseleler de var.

"Kim Dost Kim Düşman ?..."

Rus Askerleri ve PYD unsurlarının Suriye'de beraber devriye gezdikleri ve Suriye Rejimine ait Unsurların da Ruslardan aldıkları silahları Türk Askerilerine doğrulttukları gerçeği aklımdan çıkmıyor. Özetle bana "Amerikalılar mı daha az güvenilir, yoksa Ruslar mı ?" diye sorsalar, hiç düşünmeden "Ruslar" diye cevap veririm. Yanlış anlaşılmasın, "Ruslar dürüst değil" demiyorum. Sadece ne zaman ne yapacakları belli olmadığı ve uzun zamandır demokrasi yerine otokrasiyi tercih etmiş durumda oldukları için güvenilir değiller. Kendilerine göre ilkeleri var ama söz konusu ilkelerin evrensel olduğunu söyleyemem.

Tüm bu ayrıntılara bakınca, S-400 Meselesinin söylendiği kadar "bitmiş gitmiş" bir mesele olamayacağını bize gösteriyor. Türkiye'nin bir hava savunma sistemine ihtiyacı var. Kabul ediyorum. Ancak, "muhtaç" bir görüntü çizmeden, başı dik bir diplomasi yürütmemiz gerekiyor. Hele ki, dost gibi gözüküp düşmanca tutum sergileyenlerin arasında en doğru duruşu sergilemeliyiz. Bu kilidi açacak olan "inat" değil, "akıl"dır. 

Prof. Dr. Emre Alkin

Eklenme Tarihi : 28.6.2019 07:26:21

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.