Dipten Toparlanma mı yoksa dipten sekme mi ?..

Dipten Toparlanma mı yoksa dipten sekme mi ?..

 

Size iyi bir haberim var. Galiba dibi bulduk. Bir de kötü haberim var. Dipten toparlanmak çok uzun sürecek. Sebebini anlatayım:

Bir basket topunu yere bıraktığınızda yerden sektiğinde tekrar elinizde tutabilirsiniz. Ancak kendi haline bıraktığınızda seke seke sonunda yerde hareketsiz kalacaktır. Ekonomideki aylık toparlanmaların içinde bulunduğumuz şartlar altında buna benzeyen bir hareket içinde olduğunu düşünüyorum. Ne kadar ivme verirseniz verin, her dipten yükselişinde ne kadar heyecanlanırsanız heyecanlanın, kendi haline bırakıldığında nihayet yavaşlayacak ve hareketsizleşecektir.

Bu bahsettiğim durum, sadece Türkiye Ekonomisi için değil ABD ekonomisi için de geçerlidir. Yeter ki tekrar hareketlendirecek ivmenin nereden gelmesi gerektiğini  doğru tespit edelim ki, tekrar oyuna dönsün. Maalesef, uyguladığımız büyüme modelinin sonucu büyümede yavaşlama, işsizlik ve kamu açığı oldu. Demek ki, ekonomiyi ivmelendirecek model bu değilmiş. Konuya geri dönersek:

Son gelen işsizlik rakamları aylık bazda düşüyor gibi gözükse de, aslında 2009 yılından beri görülen en yüksek işsizlik oranlarını test ediyoruz. Şubat Ayından zirve yapan, Mart Ayında biraz gerileyen işsizlik, Nisan Ayında % 13 civarında gerçekleşti. Ancak bu oran 2009 yılındaki % 13.8'lik'ten sonra Nisan ayında görülmüş en yüksek oran. Dünkü raporda belirttiğim gibi, 11. Kalkınma Planında da işsizlik ile ilgili olumlu bir beklenti yok. Cumhuriyetin 100. Yılında % 9.9'luk bir işsizlik yaşamamız bekleniyor.

Bütçe Performansına göz gezdirelim isterseniz: Daha şimdiden yıl sonunda gerçekleşmesi beklenen bütçe açığına ilk altı ayda ulaşmışız. Faiz dışı açık ise büyümeye devam ediyor. Açıkçası bütçe açığının bu kadar büyümesindeki sebep Faiz Hariç harcamaların geçen yılın aynı dönemine göre ciddi bir hızda büyümesi. Faiz harcamaları o kadar olmasa da gözle görülür şekilde artmış. Bunun karşılığında vergi gelirlerindeki artış oldukça düşük seviyede. Hal böyleyken bütçe performansının bu durumu sürpriz olmamalı diye düşünüyorum. 

"Trump Türkiye lehine vakit kazanmaya çalışıyor ama..."

Diğer taraftan Başkan Trump'ın S-400 ve F-35 ile ilgili yaptığı açıklamalar oldukça dikkatliydi diyebilirim. Trump ortaya çıkan durumun kabahatlisi olarak OBAMA Yönetimini gösteriyor ve "Türkiye'ye yapılan aslında bir haksızlık" diye nitelendiriyor. 

Anlaşılan şu ki, Trump Yönetimi İran'a yapılacak muhtemel bir müdahale öncesinde "müttefik" olarak tarif ettiği Türkiye'yle bir fay hattı oluşmaması için çabalıyor. Hatta, İran'a müdahale gelirse Türkiye'ye Patriot Bataryası bile kurdurabilir. 

Diğer taraftan, Rusya'nın bugüne kadar İran'a S-300 sattığını ama S-400 satmak için herhangi bir girişimde bulunmadığı da görülüyor. Belki de Putin işlerin bu seviyeye gelebileceğini düşünerek Rus Silahı ile ABD Unsurlarının vurulmasını önlemiş oldu. Her ne kadar harp teknolojileri iki ülke arasındaki bir rekabet konusu olsa da, İran konusunun Rusya tarafından geniş açıyla ele alındığı anlaşılıyor. 

Bir bilgi daha vereyim: 

- Elinde S-300 olan ülkeler sırasıyla Mısır, Yunanistan, Cezayir, Kazakistan, Bulgaristan, Slovakya, Ukrayna, Vietnam ve Venezuela. 
- Elinde hem S-400 hem de S-300 bulunan ülkeler sırasıyla Belarus, Çin ve Rusya.
- Türkiye sadece S-400'e sahip tek ülke olarak gözüküyor. 

Nihayetinde Türkiye, S-400 konusunda ciddi olduğunu dünyaya gösterirken, Doğu Akdeniz meselesinde de AB yaptırımlarıyla  karşı karşıya kalmak üzere. Şimdilik ABD'ye karşı "galip" gibi gözüken dış politikanın, AB karşısında nasıl çalışacağını hep beraber göreceğiz. 

 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

 

Eklenme Tarihi : 18.7.2019 07:32:31

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.