Enflasyon rakamları şaşırttı mı ?..

Enflasyon rakamları şaşırttı mı ?..

Rahmetli Erdoğan Alkin Hoca, istatistik yayınlayan kurumların eleştirilmesinden hiç hoşlanmazdı. Ona göre zaten önünde sonunda ortaya çıkacak bir gerçek için kimse yanlış bir işe yeltenemezdi. 

Dün gece Televizyonda Yalın Alpay ve Ömer Rıfat Gencal ile program yaparken, mesele sonunda buraya geldi. Sayın Gencal ve ben açıklanan TÜFE rakamlarının akılları biraz karıştırdığı söyledik. Sebebi de şu: Geçen yılın Ağustos Ayında enflasyon, tarihi ortalamaların çok üstüne çıkarak %2,3 olarak gerçekleşmişti. Bu yıl bu kadar yüksek çıkmayacağını söylemek mümkündü. 

Ancak, İTO Endeksinin beklenmedik şekilde % 2' nin üzerinde açıklanması, TÜFE'nin de % 1 ile % 1.5 arasında çıkacağı yönünde bir beklenti yarattı. Fakat çıkan rakam % 1'den düşük oldu. Ben günler önce "yıllık enflasyon % 15 civarında olur" demiştim. Bu tahminim ummadığım şekilde nokta atışı oldu. TÜFE rakamlarının açıklandığı sabah televizyonda bu durumu şaşırtıcı bulduğumu söyleyince, saygı duyduğum bir uzmandan mesaj geldi:

"Enflasyon şu sebeple düşük çıktı: 

1. Birikimli kur etkilerinin geride kalması,
2. Döviz kurlarında görece istikrar sağlanması
3. İşlenmemiş gıda fiyatlarında fiyat düşüşleri 
4. Talep koşullarının halen enflasyondaki düşüşü destekleyici yönde olması
5. Küresel koşullar (emtia ve ithal fiyatlar üzerinde baskının azalması)

Aman TUİK'i hedef almayalım !..."

Canlı yayında olduğum için hemen cevap yazamadım. Mesajı yazan kişi saygı duyduğum kıymetli bir meslektaşım olduğu için, "acaba gerçekten ağır eleştiri yaptım mı ?" diye sosyal medya mesajlarıma bir kez daha göz attım. Dozajı abartmamış olduğumu görerek içim rahatladı. Babamın bana miras bıraktığı değerler çerçevesinde bir kurumu hedef almam zaten imkansız. Yine de, hayat pahalılığı ile enflasyon arasındaki makasın bu kadar açılması beni düşündürdü demem gerekiyor.

"TCMB kaç puan faiz indirecek ?..." 

Dün geceki televizyon programında ise Yalın Alpay meseleye farklı bir açıdan baktı: "Halk Kitleleri, sağlaması yapılamayacak her veriyle sonunda barışmak zorunda kalabilir." 

Hatta bir ekleme de yaptı: "Bir süre sonra sade vatandaş rakamlar çarptılsa bile, bu yanlışlığın toplum lehine yapıldığı inancına sahip olabilir".

Yalın Alpay'ın bu önermesinin tarihte yaşanmış bir çok örnekle destekleyebilirim. Ancak rakamların güzel gösterilmesiyle algının, nihayetinde neticenin güzelleşmesini beklemek ne kadar gerçekçi bilemiyorum. 

Konuya geri dönersek: Üst üste gelen zamların eylül ayı enflasyonu üzerindeki etkisini çıplak gözle ölçmemiz mümkün olmayacak. Çünkü geçen yıla ait olumsuz baz etkisini geride bırakacağız. Mecburen derinlemesine analiz yapmamız gerekecek. 

Riskli gördüğüm yer şurası: Zamlar bu şekilde gelmeye devam ederse, baz etkisinden faydalanacağımız zaman dilimi kısalacak. Aralık ayından itibaren tekrar yükselen enflasyonla karşı karşıya gelebiliriz. Merkez Bankası'nın 12 Eylül'de büyüme ve enflasyon arasında bir seçim yapması gerekecek. Ben büyümeden yana olacağını tahmin ediyorum. Dolayısıyla 250-300 baz puan bir indirim gelebilir.


Prof. Dr. Emre Alkin

 

Eklenme Tarihi : 5.9.2019 07:28:05

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.