Beklenen oldu, şimdi işimize bakalım...

Beklenen oldu, şimdi işimize bakalım...

 

Merkez Bankası'nın ne karar vereceğine dair tartışmalar ne kadar ateşli olsa da, piyasalara etkisi fazla olmadı diyebilirim. Neticede beklenen karar açıklandı ve kısa süreli dalgalanmadan sonra işler sakinleşti. 

Böyle olacağı da belliydi. Merkez bankası baz etkisiyle gelecek ay düşüşe devam edecek olan enflasyon ve şu an sıkıntılı olan büyüme ile sorunlu kredileri artan bankacılık arasında bir seçim yapacaktı. Doğru seçimi yaptı ve büyüme ile bankacılığa destek vermek için faizleri 325 puan indirdi. 

Açıkçası 500 puan civarında indirim bekleyen de vardı. Benim çekincem ise 200 baz puanın altında bir indirim yapılmasıydı. Çünkü piyasalar 250-300 puan arasındaki bir indirim için şartlanmıştı. Hatta fiyatlara bu seviyede bir indirimin dahil edildiğini de söyleyebilirim. Neyse ki korkulan olmadı ve Merkez Bankası beklentileri tatmin edecek bir karar açıkladı. 

Bundan sonraki adımların ne olacağına karar vermek için önce enflasyona sonra da büyüme ile ilgili öncü veriye göz atmak gerekecek. Çünkü TCMB'nin 2-3 puanlık bir reel faizi hedeflediği konusunda bir algı oluştu. Dolayısıyla, yıllık hedef enflasyonun 2-3 puan üzerinde bir nominal faizi piyasa kabullenmek üzere. O zaman her faiz indiriminin doğrulaması enflasyon rakamlarıyla gelecek diyebiliriz. Buradaki korelasyonun kopmaması gerekiyor.

Daha önce katıldığım bazı televizyon programlarında "iş dünyası % 20'nin altındaki kredi faizlerine hazır olsun" demiştim. Şeffaf bilançolar, ikna edici nakit akış tabloları, güzel bir hikaye ve doğru altyapıya sahip firmalar bu düşüşten fayda sağlayacaklar gibi gözüküyor. Amerikan Ticaret Bakanı'nın Türkiye'den ayrılmadan önce yaptığı uyarıların dikkate almak gerekiyor. 

"Büyüme ve enflasyon rakamları yakından takip edilecek.."

Türkiye'de yaşanan fiyat artışları talebe dayalı değil. Ciddi bir maliyet enflasyonu var. Dolayısıyla enflasyonu faizleri yükselterek çözmek mümkün değil. Ancak sert şekilde düşürülmesinin de kapasite sınırında olan sanayi için fiyat artırma sebebi yaratmamasını ümit ediyorum. Uzun zamandır yüksek maliyetler taşıyan sektörler, talebin canlanmasıyla beraber fiyatlarını artırırlarsa baz etkisinin olumlu tarafından yararlanmak uzun ömürlü olmayabilir.

Ancak, en başta da belirttiğim gibi Merkez Bankası şimdilik enflasyonla mücadeleye değil büyümeye destek veren bir eğilimde. Dolayısıyla bir taraftan fiyat hareketlerini kontrol ederken, diğer taraftan büyüme ile ilgili öncü verileri yakından izleyecek gibi gözüküyor. Açıkçası biz de öyle yapacağız. 

Bu arada ciddi bir kredi yapılandırması yapan bankalara da bu faiz indirimi bir nefes aldırdı diyebilirim. Tahsili gecikmiş alacakların yeniden yapılandırılması elbette sermaye takviyesi gerektirecek. Büyük ihtimalle BDDK'nın bu konuda bir adım atması gecikmeyecektir. 

 

Prof. Dr. Emre Alkin

 

Konuyla ilgili yorumlarımı youtube kanalımdan izleyebilirsiniz. Tıklayınız!

 

 

 

 

 

Eklenme Tarihi : 13.9.2019 07:29:53

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.