Türkiye'yi yakından tanıyalım...

Türkiye'yi yakından tanıyalım...

Geçen hafta Merkez Bankası kararı sebebiyle değinemediğimiz bazı konulara değinme ihtiyacı duydum. Sadece etrafındaki gelişmelere bakıp genele şamil sonuç çıkarmaya meraklı olanlar için sürpriz anlamına gelecek gelişmeler mevcut.

Mesela geçen hafta, bir araştırma kuruluşu tarafından hazırlanmış "Türkiye'nin DNA'sı" isimli bir rapor ulaştı. Rapor çeşitli açılardan Türkiye'de yaşayan insanların ne şekilde kümelendiğini gösteriyor.

Mesela Toplumsal kümeler şöyle şekillenmiş: 

- Memnun Muhafazakarlar % 23,7
- Özgürlükçü Modernler % 16,2
- Kaygılı Modernler % 14,2
- Yılgın Demokratlar % 13
- Koyu Muhafazakarlar % 11,5
- Kayıtsız Şikayetçiler % 11,1
- Mazbut Kanaatkarlar % 10,3

Buradan bakıldığında, toplumun çok fazla eğilim ve evrilme içinde olduğunu görmek mümkün. Tabloya bakıp, 2023 seçimleri için kesin bir yargıda bulunmak çok mümkün değil. "Kanat" şeklindeki eğilimlere geniş açılı şekilde baksak bile "monoblok" bir oluşum yok. Bu değişik eğilimler bir fikrin arkasında birleşmek yerine, bir fikrin karşısında birleşebilirler. Bunun altını çizmek isterim. 

Bir başka inceleme de şu: Türkiye'de en yüksek gelir grubunun toplam gelirden aldığı pay % 47. En düşük gelirdeki grubun toplam gelirden aldığı pay ise sadece % 6. Üst-Orta, Orta ve Alt-Orta gelir grubunun aldığı pay, en üst gelir grubundakilerle eşit durumda. İstanbul, Ankara, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli hanehalkı gelirinin en yüksek olduğu iller. Nüfusun % 49'u araç sahibi ancak % 59'luk nüfus kendine ait evde oturuyor. Banka ve finans kuruluşları için önemli bir data gibi duruyor. 

Çalışmada bir başka inceleme de şu: 2018 yılında evlenen çift sayısı düşmüş, boşananların sayısı artmış. Boşanmaların % 37,6'sı 5 yıla kadar, % 20,4'ü ise 6-10 yıl arası evliliklerde olmuş. Bu arada evlilik yaşı kadınlarda 24.8'e, erkeklerde 27,8'e yükselmiş. Evliliklerin % 43'ü aile büyüklerinin sayesinde, % 28'i ise gençlerin kendi kendilerine tanışmalarıyla gerçekleşiyor. Yani Türkiye'de evlilikler kişiler arasında değil aileler arasında gerçekleşiyor. 

"Hala kurtulma umudu var..."

Genel mutluluk oranı ise 2016'daki % 61'den 2018'de % 53'e düşmüş. Geride bıraktığımız 10 yılda bu derece dramatik bir düşüş hiç görülmemiş. Bu arada Türk Halkı geçmişi özleyen, çevreye duyarlı, inançlı, küçük lüksleri seven ama gerçeklerden eve kapanarak kaçan bir tutum sergiliyor. 

Son olarak raporda ; boş zamanların önemli bir bölümünü televizyon seyretmekle geçirdiği, dışarda ise sürekli AVM'de olduğu tespit edilen Türk Toplumunda, kitap alanların % 21, sinemaya gidenlerin % 22, Tiyatroya gidenlerin % 9, Konsere ve Arkeolojik alan ziyareti  yapanların % 5, Müzeye gidenlerin % 4 ve sanat galerisine gidenleri oranı % 2 olarak sunulmuş. 

Yukarıdaki rakamlar imrenilen bazı gelişmelerin Türkiye'de neden gerçekleşmediğini anlatırken, diğer taraftan "hala kurtulma ihtimalimiz var" dedirten bir umudu da sunuyor diyebilirim.

Prof. Dr. Emre Alkin 

 

Konuyla ilgili yorumlarımı youtube kanalımdan izleyebilirsiniz. Tıklayınız!

Eklenme Tarihi : 16.9.2019 07:27:52

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.